Albüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Albüm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Haziran 2011 Salı

Hugh Laurie - Let Them Talk


Güzel bir Blues albümünü sizlere duyurmak için atıyorum bu post u.
Hugh Laurie - Let Them Talk. Peki kimdir Hugh Laurie; House M.D. dizisini takip edenleriniz varsa hemen tanımışlardır zaten kendisi mütiş yetenekli bir oyuncudur bence. Bu dizideki Performansını beğeniyle takip etmekteydim. Ayrıca dizide arka planda çalınan müziklerde dikkatimi çekiyordu çoğu zaman orada duyduğum şarkıları arayıp bulup dinliyordum. Ve işte Hugh sonunda kendi coverlamış, almış sağlam blues bir albüm yapmış. Çokta güzel olmuş bence sesinin bu tarz şarkılara çok uygun olduğu kanısındayım. Bakalım sizlerde bana katılacakmısınız.
Albümdeki şarkı listesi ;
  1. Saint James Infirmary
  2. You Don’t Know My Mind
  3. Six Cold Feet
  4. Buddy Bolden’s Blues
  5. Battle Of Jericho
  6. After You’ve Gone
  7. Swanee River
  8. The Whale Has Swallowed Me
  9. John Henry
  10. Police Dog Blues
  11. Tiptina
  12. Winin’ Boy Blues
  13. They’re Red Hot
  14. Baby, Please Make A Change
  15. Let Them Talk

Hugh Laurie 'nin albümü hakkında belgesel tadındaki bu videoyu ekliyorum. Ne yazıkki alt yazılı olan versyonunu bulamadım.;

22 Ocak 2011 Cumartesi

2010 müzik yılı



Geçtiğimiz yıl çıkan albümlerden derlediğimiz 25 albümlük listemiz ile keyifli bir haftasonu geçirmenizi dileriz .

1) Sade - Soldier Of Love : Bu yılın belkide en çok beklenen albümü 10 yıldır çıkması beklenen yeni Sade albümü idi. Parçaların enerjisi yine Sade olgunluğuna yakışır biçimde seçilmiş, biraz bunalım biraz contemporary tarzı dediğimiz güzel hazırlanmış bir albüm. Kesinlikle arşivde bulunması gereken güzel bir parça ise albümden "Morning bird"

2) Peter Gabriel - Scratch My Back : Sanatçı yıllar geçtikçe daha yapılmadık daha olmadık işlere imza atmayı deniyor ve başarıyor. Cover albüm niteliği taşıyan bu son albümünde özenle seçilmiş parçaları elektrik gitar ve davul olmadan kayıt ediyor ve beğenimize sunuyor. Albümde en öne çıkan parça kanımca "My Body is a Cage"

3) Fun Lovin' Criminals - Classic Fantastic : İsmine bu kadar uyan bir grup daha tanımadım. Afacan müzisyenler yine hip hop'tan pop ve rock'a kadar garip besteleri ile karşımızdalar. Bu adamları dinlerken müzik tarzınızın değiştiğini hissedeceksiniz.

4) Eric Bibb - Booker's Guitar : Akustik albümüyle blues sanatçısı Bibb çok başarılı bir esere imza atıyor. Diğer albümlerinin dışına çıkarak hem sesi hemde akustik gitarıyla bizlerin beğenisine sunuyor.

5) Jeff Beck - Emmotion Commotion : Keyif için albüm yaptığına inandığım sanatçı artık müzik işinden pek haz etmiyor galiba, yinede ustanın elinden ne çıksa dinleriz mantığıyla yaklaşıldığında bir iki sağlam parça yakalanabiliyor.

6) Scorpions - Sting In The Tail : 80'lerde olsa çok beğenilecek bir albüme imza atarak kariyerini tamamlıyor grup. Biraz demode bir albüm olsada berbat kategorisine sokamayız. Önceki albümlerinin tınısını özletiyor nitekim Scorpions

7) Jim Kerr - Lostboy! AKA Jim Kerr : Simple Minds grubunun vokalisti ve ön adamı ilk kez bir solo albümle karşımıza çıkıyor ve şahane bir başarıya imza atıyor kanımca. New wave ve elektronik temalı alternatif rock müzikten hoşlananlar bu albümü çok beğenecek.

8) Cyndi Lauper - Memphis Blues : İşte muhteşem kadın yine farklı işlerle karşımızda. Eskimeyen garip vokali ile bu kez blues deneyinde. Muhteşem bir albüm.

9) Ozzy Osbourne - Scream : Evet dede yaşlandı hak veriyorum, ama hala başarılı, sahne performansı ve seçtiği parçalar hala çok iyi. Ve tabiki grubuna dahil ettiği bütün gitaristlerin sonradan efsane olmamasına şaşmamalı.

10) Rick Derringer - The Three Kings Of The Blues : Başarılı blues rock sanatçısı bu kez bir saygı albümüyle karşımızda. 3 kral tabiki BB King, Albert King, Freddie King.

11) Lee Ritenour - 6 String Theory : Yeni keşfettiğim bir sanatçı bu başarılı cover albümüyle çok sık dinleyip sıkıldığımız parçalara yeni bir soluk getirerek önümüze sunuyor. Merak etmeyin Ahmet Koç efekti yok :)

12) Accept - Blood Of The Nations : Sesine tahammül edilemeyen vokalistine rağmen başarılı bir yeniden birleşme albümüne imza atan grup eski tınılarını modernize etmiş.

13) Watermelon Slim - Ringers : Efes blues festivalinde sempatikliğiyle kalbimizi kazanan akustik blues sanatçısı Slim yeni albümüyle karşımızda. ve yine dişleri yok.

14) Blackmore's Night - Autumn Sky : 15 yıldır çizgisini bozmayan karı koca yine bir öncekilere benzer bir albümle karşımızdalar.

15) Phil Collins - Going Back : Sürekliği müziği bırakıp geri dönmesiyle meşhur eski Genesis davucusu, bu kez çocukluğunda sevdiği motown şarkılarını tekrar seslendirdiği bir cover albümle karşımıza çıkıyor.

16) Heart - Red Velvet Car : Yılların eskitemediği hard rock ikilisi, uzun yıllar boyu verdikleri aradan kurtularak tekrar başarılı bir albümle rock sahnelerine geri dönüyor. Umarım ülkemize de uğrarlar.

17) Syd Barrett - An Itroduction to Syd Barrett : Ölümünün üzerinden birkaç sene geçmiş olmasına rağmen yıllar yıllar evvel yaptığı kayıtlar tekrar önümüze konulan sanatçı, bu kez hiç gün yüzüne çıkmamış birkaç kayıt içeren albümü ile piyasada. Özellikle "Dominoes" yeni miksi gayet başarılı.

18) Brian Eno - Small Craft On A Milk Sea : Para kaygısı taşımayan deneysel müzisyen Eno yine "ben kafama estiğinde albüm yaparım arkadaş" konseptli bir albümle biz dinleyenleri şaşırtıyor ve iyide ediyor.

19) Cassandra Wilson - A Silver Pony : Beyaz R&B sesli başarılı siyah sanatçı, bir konser albümünden beklediğimiz herşeyi önümüze sunuyor. Jazz ağırlıklı bu albümde kayıtların başarısı cover şarkılara gölge düşürürcesine öne çıkıyor.

20) Keith Richards - Vintage Vinos : Solo albümlerde başarılı olamayan Rolling Stones üyeleri bu kez bu laneti kırıyıor kanımca. Gitarist Keith'in bu yeni albümü sanki Rolling Stones çatısında yapamadığı ve yıllarca içinde tuttuğu güzel parçaları "abi dur ben bi kayıt yapayım" gidişatıyla sergiliyor.

21) Çeşitli Sanatçılar - ...Featuring Norah Jones : Bu kez başarılı jazz vokalistine değişik isimler eşlik ediyor ve çok güzel bir albüm ortaya çıkıyor. Bunlardan bazıları Foo Fighters, Wille Nelson, Ray Charles, Gillian Welch, Dolly Parton, Herbie Hancock. Artık dinlersiniz sanırım.

22) Susan Boyle - The Gift : Yarışmayı kazandıktan sonra ikinci cover albümle karşımıza çıkan çirkin kraliçe bu kezde hayranlarını hayal kırıklığına uğratmıyor.

23) Tommy Emmanuel - Little By Little : İki disklik şahane bir albüm çıkaran Avustralyanın en hızlı gitar çalan adamı, yine biz müzikseverleri doyuruyor.

24) Alphaville - Catching Rays On Giant : Yıllardır parçalanan grup Marian Gold çabalarıyla yeni bir albüme imza atıyor. Eski tınıları kaybetmiş olsada günümüz piyasasında çok satacak bir elektronik pop albümü kaydeden grup Alphaville adı altında yedi yıldır yeni bir albüm çıkarmamıştı.

25) Johnny Cash - American Recordings VI : Ain't No Grave : Ölümünün ardından yedi yıl geçmesine rağmen materyalleri tükenmeyen başarılı country sanatçısı, buğulu yetmişli yaşlardaki sesiyle yine karşımızda ve yine sadece gitar ve vokalle harika parçalara imza atıyor.

2010 yılında piyasaya sürülmüş bu güzel 25 albümü edinin ve dinleyin. Akabinde aynı yıl çıkan, dinlediğim ve beğendiğim diğer albümler ise şöyle;

Barry Manilow - Greatest Love Songs Of All Time
Joe Bonamassa - Black Rock
Jimi Hendrix - Valleys Of Neptune
Massive Attack - Heligoland
Seasick Steve - Songs for Elizabeth
Lucky Peterson - Heart Of Pain
Pat Travers - Fidelis
Foreigner - Can't Slow Down
Orianthi - Believe II
Peter Frampton - Thank You Mr. Churchill
Uriah Heep - On The Rebound
Robert Cray - Cookin In Mobile
Walter Trout - Common Ground
Iron Maiden - The Final Frontier
Robert Plant - Band Of Joy
Eric Gales- Relentless
Steve Lukather - All's Well That Ends Well
Santana - Guitar Heaven : The Greatest Guitar Classics Of All Time
Eric Clapton - Clapton
Buddy Guy - Livin Proof
The Orb - Metallic Spheres
Vanilla Fudge - Box Of Fudge
Duran Duran - All You Need Is Now
Robin Trower - The Playful Heart
Rory Gallagher - The Beat Club Sessions
Tony Joe White - The Shine
Manic Street Preachers - Postcards From A Young Man
Smokie - Take A Minute

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Y&T Ten 1990

Yani ben daha ne yapayım sizin için, albüm fotosunu koyuyorum, parçaları yazıyorum, bir de üstüne birkaç klip koyuyorum nedeen?? Tabiki siz sayın üşengeç derleme okurları için, size tek görev düşüyor o da play tuşuna tıklamak ve dinlemek. Onu da ben yapmayayım hadi bakalım balıkları da ihmal etmeyin bir yandan ;-) Bu arada kadının boynu ne garip ne biçim şiş...






1- Hard Times
2- Lucy
3-Don't Be Afraid Of The Dark
4- Girl Crazy
5- City
6- Come In From The Rain
7- Red Hot & Ready
8- She's Gone
9- Let It Out
10-Ten Lovers
11-Goin' Off The Deep End
12-Surrender





31 Temmuz 2010 Cumartesi

Lake Of Tears


Tanıtmaya çalışacağım grubu senelerdir bilmeme karşın albüm olarak dinlemeye başlayalı 6-7 ay oldu. Sizlerde dinlerseniz eğer bir Anathema tarzı algılayacağınızı düşünmekteyim. Hatta izledikleri yol bile aynı sayılabilir. Çünkü iki grubunda ilk albümleri doom - gothic metal olmasına karşın şu anda daha çok progressive rock yapmaktalar. Grup tekrar birleştikten sonraki albümlerinde (son albümlerinde) metal parçalara yer vermişler.

Favori albümüm şu an için "Forever Autumn", albüm şarkılarının çoğu kafa ağrıtmayan, inişlere çıkışlara sahip rock parçalarından oluşmakta.
Bunun dışındaki diğer albümlerinde, albüm başına en az 2-3 tane benim açımdan güzel şarkıları bulunmakta.

Sevdiğim bir kaç örnek şarkı aşağıda yer almaktadır.

Albüm Listesi:
1993 Lake Of Tears [Demo]
1994 Greater Art
1995 Headstones
1997 A Crimson Cosmos
1997 Lady Rosenred [EP]
1999 Forever Autumn
2002 The Neonai
2004 Greatest Tears Vol. I [Compilation]
2004 Greatest Tears Vol. II [Compilation]
2004 Black Brick Road
2007 Moons And Mushrooms

Kısa tarihçesi:(Kaynak:Wikipedia)
1992 yılında Daniel Brennare, Jonas Eriksson, Mikael Larsson ve Johan Oudhius adlı müzisyenlerin Death Metal'i bırakarak, başka müzik türleri arayışı sonucunda bir araya gelmeleri ile kurulmuş bir gruptur. Üyeler bir araya geldiği anda ilk olarak bir demo kaydetmeye karar verir ve bunun sonucunda üç şarkılık bir demo kaydı yapılır. Kaydedilen demo albüm, Black Mark Productions adlı müzik yapım şirketinin o kadar ilgisini çeker ki, grupla bir sözleşme imzalamaya karar verirler ve böylece ilk albüm için çalışmalara başlarlar.
1994 yılında grup,toplam sekiz şarkıdan oluşan "Greater Art" adlı debut albümlerini tamamlayarak piyasaya sürerler. Greater Art albümünü, 1995 yılında tamamlanan ve toplam dokuz şarkıdan oluşan "Headstones" albümü izler. Tüm bunlardan sonra, grup bitmek bilmeyen bir Avrupa turnesine çıkar ve 1996 yılında Jonas Eriksson isimli gitaristi üzücü bir şekilde kaybederler.
Üçüncü albümleri olan "Crimson Cosmos" 1997 yılında yayınlanır ve metal çevrelerince büyük bir ilgi görerek, başarılı olur. Progressive Metal tınılarını çok hissettiren bu albüm, dinleyiciler tarafından da çok beğenilir ve unutulmayanlar arasındaki yerini alır. Crimson Cosmos albümündeki asıl kilit kişi, fazla göz önünde bulunmayan Christian Saarinen dir. Çünkü albümde kullanılan klavye partisyonlarının bir çoğunda onun emeği vardır.
1999'da grup "Forever Autumn" adlı albümünü yayınlar, bu albümde bulunan "So Feel Autumn Rain" adlı parça, birçok kişiyi etkiler ve grubun en sevilen şarkıları arasındaki yerini almasını sağlar.
2001 yılına gelindiğinde,grup içindeki kişisel problemler yüzünden dağılma kararı alınır ve grup bir süreliğine de olsa sessiz kalır. Ardından vokalist Daniel Brennare; grubun resmi sitesinden açıklama yaparak, grup üyeleriyle birlikte son bir albüm doldurmak istediğini söyler. Bunun üzerine tüm grup toplanarak, "Neonai" ismindeki beşinci stüdyo albümünü doldurur. Kısa süren ayrılıktan sonra, grup 2003 yılında tekrar bir araya gelir. 2004'te "Black Brick Road" isimli albümü doldurarak Ağustos 2004'te piyasaya sürerler.

Album - 1999 Forever Autumn

Album - 1999 Forever Autumn

Album - 2007 Moons And Mushrooms

29 Temmuz 2010 Perşembe

XYZ - XYZ

XYZ'in 1989 tarihli glam - hard rock karışımı ilk albümleri. Bu albümde öne çıkan parçalar da ilk üçten oluşuyor. Diğerlerini de dinleye dinleye alışıyorsunuz. Ayrıca bu albümün yapımcısı da Dokken grubunun kurucusu Don Dokken'dır.
1 Maggy
2 Inside Out
3 What Keeps Me Loving You
4 Take What You Can
5 Follow the Night
6 Come on N' Love Me
7 Souvenirs
8 Tied Up
9 Nice Day to Die
10After the Rain

14 Mayıs 2010 Cuma

The Almighty

Diskografi
1 Blood, fire & love
2
Blood, fire & live
3
Soul destruction
4
Powertrippin'
5
Crank
6
Just add life
7
The Almighty
8
Psycho-narco

5 Nisan 2010 Pazartesi

Venom - Prime Evil

Oturdum youtube'da geziniyordum aklıma Venom geldi. Başladım dinlemeye, özlemişim hemen mp3'üme atmalıyım dedim. 1999' da Dost'tan kasetini almıştım :) Yolda kaset dinleyemeceğime göre hemen indirmeye karar verdim. Şu anda iniyor ama sadece 89 tarihli Prime Evil albümünü indiriyorum, nedense diğer parçalarını bu kadar çok sevemiyorum. Black trash speed karışık bir grup, bir bakın derim. Özellikle klibini koyacağım parça bence süper!! İnsanın kafa sallayası, herşeyi parçalayası, bütün nefretini dışa vurası geliyo :)

20 Mart 2010 Cumartesi

Herkes için Black Sabbath, Iommi ve Heaven & Hell külliyatı


Yoğun talep üzerine (!) Tony Iommi ve saz arkadaşları külliyatının geçmişine kısa bir yolculuk yapıyoruz.

Blues ve rock sever dört Birmingham'lı genç Polka Turk isimli gruplarını 1967de kurarlar. Daha sonra aynı dört genç Earth Blues Company isimli bir bar grubu kurarlar. Bu dört genç Tony Iommi, Ozzy Osbourne, Bill Ward ve Geezer Butler'dan başkası değildi. Yıl 1969a gelindiğinde Iommi'nin aklına korkunç müzik yapmak gelir. Neden mi ? E korku filmlerinden etkilenir adam. Tabiki bu fikrin ardından Heavy Metal kavramını icat edeceğinden habersizdir genç İngiliz. Böylece Black Sabbath doğmuş olur.

2005 tarihli Metal : A Headbanger's Journey filminde de geniş yer verilen Black Sabbath grubu gerçekten heavy metal'in öncülerindendir. 1970'de daha ilk albüm çıkmadan Iommi bir iş kazası sonucu sol elinin parmak uçlarını kaybeder. Akor basmak çok sancılı bir durum olmaya başladığından plastik parmaklık takmaya başlar. Ayrıca kolay çalmak için gitarının akorunu değiştirir. Değişen akor tam istediği gibi karanlık kasvetli ve korku dolu bir ton verir gitar sesine. Ne de olsa İngiliz abi, güneşe hasret.

Black Sabbath grubu 1970 yılında Iommi'nin yukarıda bahsedilen müzik stil ve karakteri oturduktan sonra Black Sabbath albümünü kaydedip, albümden çıkan ilk single olan Black Sabbath'ı yayımlarlar. Temel basit rifflere dayanan albüm çalınması kolay fakat daha önce yapılmamış denenmemiş garip bir müzik türünü barındırır. Dünya bunu o kadar severki ikinci albüm gecikmez.

1971 tarihli Paranoid albümü, grubun kısa sürede İngiltereyi aşıp dünyaca ünlü olmasını sağlar. Ozzy Osbourne'un özgün ve rahatsız edici düzeyde garip vokali, Bill Ward'ın Bonham stiline ek yaparak kendine oluşturduğu kötü kayıtlı ritmler karışımı, Geezer Butler'ın daha sonraları metal müzikte kaybolmaya yüz tutmuş bas seslerini akılda kalıcı rifflere dönüştürmesi ve tabiki Iommi'nin bir şarkı içinde defalarca değişen gitar riffleri grubu bir anda Heavy Metal denen akımın yaratıcısı kılar. Grup o tarihlerde aşk, sevgi, para gibi konular dışında ilk kez şarkı sözü yazan meşhur gruplar arasına katılır.

Pentatonik gam, nam-ı diğer "Şeytanın Akoru" grubu besler ve 1970de aynı yıl Master of Reality albümü çıktı. Kanımca bu bütün "Master of..." ların Master of'u ve başlangıcıdır :) Metal dinleyen anlamıştır. Ardından milyonlar satan Volume 4 çıkar. Lafı fazla uzatmayayım çünkü grup çok hızlı bir yükseliş içindedir bu yıllarda. Ardı ardına 1973'de Sabbath Bloody Sabbath, 1975'te Sabotage, 1976'da Technical Ecstasy ve 1978'de Never Say Die ! albümleri çıkar.

1980 yılına gelindiğinde grup artık ardı ardına hit parçalar yapamaz olmuş ve tabiki her zirveye çıkan İngiliz grup gibi grup içi çatışmalar başlar. İşte tam bu sırada Iommi Ozzy'i gruptan kovar. Sebebi ise çok gariptir. Alkol ! Evet Iommi verdiği demeçte derki o yılda : "Hepimiz birsürü ilaç hap hup kokain bilmemne kullandık ama adam çok içki içiyor ve anlamsız davranıyor. Onlarca prova yapıyoruz ama biryere varamıyoruz. Artık bu işin boku çıktı" Ozzy'e yakın olan diğer alkolik grup elemanı Bill Ward ise tercihini Ozzy ile birlikte gitmekte kullanır. Yani alkol Black Sabbath'ı ikiye bölmüştür.

İşte tam bu sırada grubun menejeri Don Arden'in küçük kızı Sharon ( evet daha sonra Ozzy ile evlenen ) gruba katılması için vokalist Ronnie James Dio'yu önerir. İnanması güç değil mi :) Çok geçmeden Dio ile anlaşan grup hızlı bir şekilde güzel bir albümü tamamlar. Dio'nun gelmesiyle gruba farklı ve geniş bir yön verildiğini söyleyen Iommi yeni bir albüm kaydı için stüdyoya girer. Geezer Butler'ı da kaybederken yerine Geoff Nicholls gibi şahane bir basçı alan Black Sabbath, Heaven and Hell ismini verdiği albümünü 1980de tamamlar.

Aynı yıl Blue Oyster cult ile çıktıkları turnenin ismi Black and Blue tour'dur. Davulcu Bill Ward'ı da kovan Iommi yerine efsanevi davulcu Carmine Appice'in yine kendi gibi davulcu kardeşi olan Vinnie Appice'i alır. Geezer Butler tekrar katılır ve grup tamamlanır. Artık Mob Rules albümü için grup hazırdır. 1981 Mob Rules yayınlanır. Albüm ile aynı adı taşıyan parça John Lennon'ın eski evinde kaydedilir.

1982'de Dio kendi grubunu kurmak için tabiri caiz ise Black Sabbath'ı satar. Tony Iommi ve Geezer Butler tekrar vokalist ararlarken kendilerine şu anki Deep Purple vokalisti Ian Gillan'ı bulurlar. Tekrar davulcu arayışına giren grup tekrar Bill Ward'ı alarak "Born Again" albümünü ünlü The Manor stüdyosunda kaydeder. Talihsiz grup Ian Gillan'ın tekrar Deep Purple'a dönmesiyle bir kez daha satılır. Grup bu sefer David Donato isimli ismi duyulmamış bi adam alır Amerikalı ve devam eder.

Garip bir şekilde Glenn Hughes gruba dahil olur ve Seventh Star ve Eight Star albümü yayınlanır. Fakat Warner Bros. plak şirketi grubun Black Sabbath ismini kullanmamasını ister ve Seventh Star : Black Sabbath featuring Tony Iommi olarak yayınlanır. Eigth Star ise Black Sabbath featuring Glenn Hughes olarak yayınlanır.

Tek tek yazmaya kalkarsam başımı alamayacağım için The Eternal Idol, Headless Cross ve Tyr albümlerinde hangi elemanların gruba girip çıktığını yazmayacağım. Neredeyse 10 adam daha girer çıkar gruba yani. 1990'a gelindiğinde grubun son hali Dio, Iommi, Butler ve rahmetli Cozy Powell şeklinde oluşur. Dehumanizer albümü tamamlanırken davulcu Vinnie Appice, Powell'ın yerini alır tekrar. 1992'de albüm bitirilir. Tekrar ayrılmalar birleşmeler falan filan ve Cross Purposes ve Forbidden albümleri yayımlanır.

Bu arada 1997'e gelinir ve Ozzy Osbourne gruba katılır. Aynı yıl Reunion isimli iki disk bir konser albüm yayınlanır. OzzFest'de verilen konser işe yaramıştır ve Black Sabbath 30 yıl sonra orjinal kadrosuna dönmüştür. Bu esnada Ozzy solo albümlerine devam ederken Rhino Records "The Dio Years" isimli albüm için Black Sabbath'ın ikinci kadrosunu biraraya getirmeyi başarır. 2006 da Iommi, Dio, Butler, Appice biraraya gelir ve albüm için 3 yeni şarkı kaydederler. "The Dio Years" toplama albümü yayınlanır.

Bundan çok hoşlanan ve iyi tepkiler alan dörtlü Heaven and Hell turnesine Megadeth ve Lamb of God öngruplarıyla çıkarlar. Daha sonra 2007'de şahane bir DVD çıkar. Hala kötü indirilmiş kaydını izlerim beğene beğene. Yapılanlardan haz duyan grup artık Black Sabbath ismiyle anılmaz ve yaratılışından 40 yıl sonra efsane grup ismini Heaven and Hell olarak değiştirir.

The Devil You know isimli albümü 2009'da yayınlayan Heaven and Hell albüm ardından turneye çıkar. Kasım 2009dan beri Dio'nun mide hastalığından dolayı biraraya gelemeyen grup Sonisphere kapsamında Avrupada bir dizi konsere hazırlanıyor yazın. Ülkemizde de 25-26-27 Haziran 2010 tarihleri arasında gerçekleşecek festivalde konuk sanatçı olarak Heaven and Hell yazılması, festivale en kral yerden kombine bilet almam için yeterli bir sebepti. Umarım Dio iyileşir ve Iommi ile birlikte onları izleyebiliriz.

Black Sabbath ve külliyatı hakkında merak eden arkadaşlara kendi ağzımdan copy-paste engineering yapmadan yeterince bilgi verdiğimi sanıyor ve yazıma burada son veriyorum. Dahada bilgi isteyen varsa bana iki bira ısmarlasın sabaha kadar sabbath anlatayım ona. Esen kalın.

4 Şubat 2010 Perşembe

Son 10 yılın en iyi albümleri



On yıl geçti son milenyumda ve çok önemli olaylar oldu. Biz bu önemli olaylar arasında vakit bulup dinlediğimiz müzikleri şöyle bir toparlayacağız. Son on yılda ne dinlemişiz ve neleri sevmişiz bir bakacağız. Çocuklarımıza ikibinlerde biz bunları dinledik diyeceğiz. Buyursunlar;

2000 yılı :
1. Radiohead - Kid A
2. The Corrs - In Blue
3. Oasis - Standing On the Shoulder of Giants
4. Sade - Lover's Rock
5. Bon Jovi - Crush
6. BB King & Eric Clapton - Riding With The King
7. Dido - No Angel
8. The Cranberries - Bury The Hatchet
9. U2 - All That You Can't Leave Behind
10. A-ha - Headlines and Deadlines
Yerli albümler :
1. Grup Gündoğarken - İstanbul Atina İstanbul
2. Teoman - 17
3. Sezen Aksu - Deliveren
4. Bülent Ortaçgil - Şarkılar bir oyundur
5. Laço Tayfa - Bergama Gaydası

2001 yılı :
1. Scorpions - Acoustica
2. Tenacious D - Tenacious D
3. Wishbone Ash - Live Dates III
4. Diana Krall - The Look Of Love
5. Pink Floyd - Is There Anybody Out There
6. Cake - Comfort Eagle
7. Yann Tiersen - Amelie Poulain Soundtrack
8. Aerosmith - Just Push Play
9. Dave Matthews Band - Everyday
10. Steve Hackett - Live Archive
Yerli Albümler :
1. Önder Focan - Standart A'la Turc
2. Mirkelam - Unutulmaz
3. Yavuz Çetin - Satılık
4. Bulutsuzluk Özlemi - Numara
5. Teoman - Gönülçelen

2002 yılı :
1. Camel - A Nod And A Wink
2. Jean Michel Jarre - Printemps De Bourges
3. David Bowie - Heaten
4. Elvis Presley - 30 No.1 Hits
5. Coldplay - Parachutes
6. Peter Gabriel - Up
7. t.A.T.u - 200 km/h in the Wrong Lane
8. Porcupine Tree- In Absentia
9. California Guitar Trio - CGT+2
10. Mark Knopfler - The Ragpieker's Dream
Yerli Albümler :
1. Vega - Tatlı Sert
2. Nil - Nil Dünyası
3. Mazhar Alanson - Türk Lokumuyla Tatlı Rüyalar
4. Serdar Öztop - Sükut
5. Akın Eldes - Kafi

2003 yılı:
1. Moloko - Statues
2. David Bowie - Reality
3. Jeff Beck - Jeff
4. Mike Oldfield - Tubular Bells 2003
5. Simply Red - Home
6. King Crimson - The Power To Believe
7. Travis - 12 Memories
8. Blackmore's Night - Ghost Of A Rose
9. Ian Anderson - Rupi's Dance
10. Peter Green Splinter Group - Reaching The Cold 100
Yerli Albümler:
1. Yeni Türkü - Koleksiyon 1,2,3
2. Can Atilla - Waves Of Wheels
3. Göksel - Söz Ver
4. Moğollar - 1968-2000
5. Neredesin Firuze Film Müzikleri

2004 YIlı :
1. David Knopfler - Ship Of Dreams
2. Madeleine Peyroux - Careless Love
3. Johnny Winter - I'm a Bluesman
4. Kylie Minogue - Ultimate Kylie
5. The Cure - The Cure
6. Aerosmith - Honkin On Bobo
7. Phil Collins - Finally... The First Farewell
8. Eric Clapton - Me and Mr. Johnson
9. Franz Ferdinand
10. Robert Fripp and Brian Eno - The Equatorial Stars
Yerli Albümler :
1. Pamela - Şehir Rehberi
2. Ata Demirer - Makara
3. Nil - Nil FM
4. Murathan Mungan - Söz Vermiş Şarkılar
5. Candan Erçetin - Melek

2005 yılı :
1. Rory Gallagher - Big Guns : Best Of
2. Nat King Cole - The World Of Nat King Cole
3. Klaus Schulze - Moonlake
4. Cyndi Lauper - The Body Acoustic
5. The Bravery - The Bravery
6. Simple Minds - Black And White
7. Rolling Stones - A Bigger Bang
8. Steve Vai - Real Illusions : Reflections
9. Journey - Generations
10. Robert Plant - Mighty Rearranger
Yerli Albümler :
1. Müfide İnselel - Müfide İnselel
2. Burhan Öçal - Yeni Rüya
3. Vega - Hafif Müzik
4. Melih Kibar - Yadigar
5. Zeynep Casalini - Nihayet

2006 yılı :
1. David Gilmour - On An Island
2. Wishbone Ash - Clan Destiny
3. Thom Yorke - The Eraser
4. Pat Travers & Carmine Appice - Bazooka>
5. Eric Clapton & JJ Cale - The Road To Escondido
6. Tommy Emmanuel - The Mystery
7. Tenacious D - A Pick Of Destiny
8. Till Brönner - Oceana
9. Tony Levin - Resonator
10. Orianthi - Violet Jorney
Yerli Albümler :
1. M.F.Ö - Agu
2. Teoman - Renkli Rüyalar Oteli
3. Levent Yüksel - Kadın Şarkıları
4. İrem - Hayalet Sevgilim
5. Gülden Gökşen - Güldencaz
6. Ayhan Sicimoğlu - Friends and Family
7. Şevval Sam - Sek
8. Emre Aydın - Afilli Yalnızlık

2007 yılı :
1. Porcupine Tree- Fear Of A Blank Planet
2. Black Sabbath - The Dio Years
3. Scorpions - Humanity : Hour I
4. Jimmy Thackery - Solid Ice
5. Dolores O Riordan - Are You Listening
6. Radiohead - In Rainbows
7. David Knopfler - Wishbones
8. Moriarty - Gee Whiz But This Is A Lonesome Line
9. Rush - Snakes And Arrows
10. Norah Jones - Not Too Late
Yerli Albümler :
1. Aslı - Söylediğim Şarkılarda Saklı
2. Çeşitli Sanatçılar - Onno Tunç Şarkıları
3. Ebru Berker - Sıradan Bir Şarkı ve Sıradan Bir Şarkıcı
4. Öykü & Berk - Kısmet
5. Akın Eldes - Cango

2008 yılı :
1. Mick Hucknall - Tribute To Boby
2. Buddy Guy - Skin Deep
3. California Guitar Trio - Echoes
4. The Cure - 4:13 Dream
5. Marillion - Happiness is The Road
6. Bill Frisell - History, Mystery
7. Klaus Schulze - Virtual Outback
8. Steven Wilson - Insurgentes
9. The Do - Mouthful
10. Yngwie J. Malmsteen - Perpetual Flame
Yerli Albümler :
1. Zeynep Casalini - Kim Falip Çıkar
2. Çeşitli Sanatçılar - Issız Adam Film Müzikleri
3. Yasemin Mori - Hayvanlar
4. Pinhani - Zaman Beklemez
5. Artun Ertürk ve Diplomatik Rock Opera
6. TRT Arşiv Serisi - Zeki Müren ile Başbaşa : Radyo Günleri 3
7. Cenk Erdoğan Trio - İle
8. Cem Adrian - Seçkiler

2009 yılı :
1. Franz Ferdinand - Tonight : Franz Ferdinand
2. JJ Cale - Roll On
3. Dave Matthews Band - Big Whiskey & The GrooGrux King
4. Simple Minds - Graffiti Soul
5. Bob Dylan - Togetper Through Life
6. UFO - The Visitor
7. Yusuf Islam - The Roadsinger
8. Oi Va Voi - Travelling The Face Of The Globe
9. Vinnie Moore - To The Core
10 Vic Chesnutt - At The Cut ( ölmeden önceki son albümü, nur içinde yatsın )
Yerli Albümler :
1. Göksel - Mektubumu Buldun mu ?
2. Melih Ünen - Arkası Yarınlara
3. Rana & Selçuk Alagöz - Biz Sizin Şarkılarınızla Büyüdük
4. Öykü & Berk - İki Arada
5. Suitcase - Bildiğin Herşeyi Unut
6. Jehan Barbur - Uyan

150'nin üzerinde tarafımdan özenle seçilmiş bu güzel albümleri dinlemenizi tavsiye eder, 2000li yıllardaki bu güzel yapıtları unutmamanızı dilerim.

2 Şubat 2010 Salı

Sade - Soldier Of Love

Bir yıldır beklenen albüm nihayet bu hafta çıkıyor. Son albümünü 2000 yılında çıkaran Sade, müziğe ve sevenlerine geri dönüyor. Soldier Of Love albümü daha çıkmadan tabiki internet mecrasına korsan olarak düşmüş durumda. Bu münasebetle tabiki dinleyip şarkıları yorumlayabiliyoruz. Benim favorim "Morning Bird" ve "The Safest Place". Albüm ile aynı ismi taşıyan parçanın videosu ise televizyonlarda gösterilmeye başlandı. Bu albüm ile beklentimiz tabiki Sade'i o muhteşem grubu ile canlı izleyebilmek. Pek te aktif olmayan fakat harika şarkılara imza atan 1959 doğumlu sanatçı, Smooth Operator ve Ordinary Love gibi hepimizin bildiği parçaların yaratıcısı ve yorumlayıcısıdır.

Sade - The Soldier Of Love
1. "The Moon and the Sky" – 4:27
2. "Soldier of Love" – 5:57
3. "Morning Bird" – 3:54
4. "Baby Father" – 4:39
5. "Long Hard Road" – 3:00
6. "Be That Easy" – 3:39
7. "Bring Me Home" – 4:06
8. "In Another Time" – 5:04
9. "Skin" – 4:14
10. "The Safest Place" – 2:43

10 Ağustos 2009 Pazartesi

Piano Pasha Erdoğan Çaplı


Arkadaşlar, "müzik evrenseldir" cümlesinin kanımca tam karşılığını yıllar önce Amerika kıtasına bir Türk'ün götürmesi oldukça ilgimi çekti. Bunca yıl neden bu cevherleri hiç dinlemedim veya merhum Kerim Çaplı'nın babası olduğunu neden bilmiyordum acaba ?

Erdoğan Çaplı , amerikalıların değimi ile Piano Pasha Türkiyemizin yetiştirdiği önemli müzisyenlerden biridir. Türk ezgilerini 1955de yerleştiği New yorkda başarıyla icra eden Çaplı ayrıca Ankara devlet konservatuvarı yüksek keman bölümü mezunudur. New York'da Türk Haberler Büroları Müzik Müşaviri olarak çalışan Erdoğan Çaplı ayrıca Ankara radyosunda "Daldan dala" isimli program ile kendisine ün yapmıştır. Türk motifleri pianosunda başarıyla icra eden Piano pasha'nın 380 kadar bestesi vardır ve New York'un seçkin barlarında amerikalıları Türk ezgileriyle dans ettirmeyi daha babalarımız bile beşikte iken başarmıştır sevgili arkadaşlar. Aşağıdaki şarkı listesine bakınca zaten şaşkınlığınızı gizleyemeyip merak edeceksinizdir.

Merhum Kerim Çaplı'nın da babası olan Piano pasha iki LP doldurma şansını yakalamıştır. Bunlardan ilki Dot etiketi ile Piano Pasha (1959) diğeri ise Time etiketi ile The Exciting Rhytms of Piano Pasha (1961)'dır. İkisini de bulmak pek kolay değil ama tabi internetin ve mp3ün nimetleri olarak karşımıza çıkıyor. Tabi eğer 33lüklerini bulan olursa aranızdan ona ayrı bir güzellik düşünürüz :)

Son paragrafta kısaca Kerim Çaplı ile ilgili biraz bilgi vereyim. Merhum Kerim Çaplı 2004 yılında aramızdan beyin tümörü sebebiyle ayrılmış olup efsanevi Yavuz Çetin'in de dahil olduğu 90ların Blue Blues Band'de davul çalmıştır. Tabi babasıyla Amerikada yaşarken çok çok daha meşhur olan genç Kerim Monkees kayıtlarında çalmayı başarmıştır. O dönemler Monkees'in ön grubu olarak çıkan ve Monkees'den daha çok beğenilmesi sebebi grup tarafından ön grupluktan atılan gitarist'in arkasında da davul çalmıştır Kerim. Bu gitaristin adı sıkı durun Jimi Hendrix'tir !! Daha fazla bilgi için internetten kısa bir arama yapın Kerim Çaplı hakkında çok daha ilginç bilgiler edineceksinizdir.

Erdoğan Çaplı - Piano Pasha (1959)
http://rapidshare.com/files/112778220/Erdogan__apl__-_Piano_Pasha_MP3-sinbas.rar
01-Karadeniz Havası
02-Aman Avcı
03-Mevlana
04-Süt İçtim
05-Adanalı
06-Eminem
07-Üsküdar
08-Hoş Bilezik
09-Gül Nihal
10-Döktür
11-Kendi sesinden Tanıtım

Erdoğan Çaplı - The Exciting Rhytms of Piano Pasha (1961)
http://rapidshare.com/files/112781324/Erdogan__apl_-The_Exciting_Rhythms_Of_Piano_Pasha_1961-sinbas.rar
01 usküdara giderken
02 theme from exodus
03 granada
04 moon river
05 caravan
06 baubles, bangles and beads
07 up a lazy river
08 pasha's theme
09 misirlou
10 poinciana
11 blues a la turk
12 st. louis blues

26 Haziran 2009 Cuma

Dream Theater Black Clouds & Silver Linings


Dream Theater ın en yeni albümlü “Black Clouds & Silver Linings”,

Albümü şimdiye kadar 4 kez dinledim ama bir şarkıyı devamlı dinlemekteyim.
Elimdeki versiyonu Special Edition denilen versiyon.
Bu versiyonda tribute ve albümdeki şarkıların enstrümantal versiyonları yer almaktadır.

Baştada belirttiğim gibi devamlı dinlediğim ve favori şarkım “The Count of Tuscany” oldu. Müthiş bir giriş sonrasında hızlı devam eden ve son bölümde yavaşlıyarak biten bir öykü. Öykü tabiri tam olarak şarkıyı tanımlıyor aslında sözlerinide listenin sonuna ekledim.
Herkese iyi dinlemeler… Yakın zamanda dinlediğim en güzel albümlerden…

Orjinal Albüm
1. "A Nightmare to Remember" John Petrucci 16:10
2. "A Rite of Passage” John Petrucci 8:35
3. "Wither" John Petrucci 5:25
4. "The Shattered Fortress
• X. "Restraint"
• XI. "Receive"
• XII. "Responsible" Mike Portnoy 12:49
5. "The Best of Times" Mike Portnoy 13:07
6. "The Count of Tuscany" John Petrucci 19:16

Special Edition Tracks.
1. "Stargazer" Dio, Blackmore Rainbow 8:11
2. "Tenement Funster / Flick of the Wrist / Lily of the Valley"
Taylor, Mercury Queen 8:18
3. "Odyssey" Instrumental Dixie Dregs 8:00
4. "Take Your Fingers From My Hair" Jackson Zebra 8:18
5. "Larks' Tongues in Aspic, Part Two" Instrumental King Crimson 6:32
6. "To Tame a Land" Harris Iron Maiden 7:15

Instrumental tracks of the songs.
1. "A Nightmare to Remember" 15:39
2. "A Rite of Passage" 8:36
3. "Wither" 5:28
4. "The Shattered Fortress" 12:47
5. "The Best of Times" 13:20
6. "The Count of Tuscany" 18:47

"The Count of Tuscany"
Several years ago
In a foreign town
Far away from home
I met the Count of Tuscany

A young eccentric man
Bred from royal blood
Took me for a ride
Across the open countryside

Get into my car
Let's go for a drive
Along the way I'll be your guide
Just step inside
Maybe you'll recall
I kind of felt curious
A character inspired by my brother's life

Winding through the hills
City far behind
On and on we go
Down narrow streets
and dusty roads

At last we came upon
A picturesque estate
On sprawling emerald fields
An ancient world
Of times gone by

Let me introduce my brother
I've been a gentleman
Historian
Sucking on his pipe
Distinguished accent
You're making me uptight
No accident

I wanna stay alive
Everything about this place
Just doesn't feel right

I don't wanna die
Suddenly I'm frightened
For my life

I wanna say goodbye
This could be the last time
You see me alive

I may not survive
Knew it from the moment
We arrived

Would you like to see
A secret, holy place?
I come here late at night
To pray to him by candlelight

Then peering through the glass
I saw with disbelief
Still dressed in royal clothes
The saint behind the altar

History recalls
During times of war
Legend has been traced
That inside these castle walls

When soldiers came to hide
In barrels filled with wine
Never to escape
These tombs of old
Are where they died

Down the cellar stairs
I disappeared
Like the English heir
The end is near
Come and have a taste
A rare vintage
All the finest wines
Improve with age

I wanna stay alive
Everything about this place
Just doesn't feel right

I don't wanna die
Suddenly I'm frightened
For my life

I wanna say goodbye
This could be the last time
You see me alive

I may not survive
Knew it from the moment
We arrived

---

Could this be the end?
Is this the way I die?
Sitting here alone?
No one by my side

I don't understand
I don't feel that I deserve this
What did I do wrong?
I just don't understand

Give me one more chance
Let me please explain
It's all been circumstance
I'll tell you once again

You took me for a ride
Promising a vast adventure
Next thing that I know
I'm frightened for my life

Now wait a minute, man
That's not how it is
You must be confused
That isn't who I am

Please don't be afraid
I would never try to hurt you
This is how we live
Strange although it seems
Please try to forgive

The chapel and the saint
The soldiers in the wine
The fables and the tales
All handed down through time

Of course you're free to go
Go and tell the world my story
Tell them about my brother
Tell them about me
The Count of Tuscany

24 Nisan 2009 Cuma

The All Nighters - Drink The Night


Yeni keşfettiğim The All Nighters surf-rock tarzı müzik yapıyorlar. Surf-rock kısaca Amerikada yapılan surf tarzı ile rock müziği karıştırarak yapılan bir müzik. Surf tarzı müziğin olmazsa olmazları arasında hızlı ritmler, bas gitar ve surf tonunda bir gitar var. Bu albümü dinledikten sonra surf tonunu daha iyi kavrayacaksınız, çünkü bütün şarkılarda gitar tonu aynı :D Albümde klasik tarzda şarkıların yanı sıra, distort kullanılmış deneysel şarkılarda yer alıyor, bunlardan biri Satanic Surf Psycho. Özellikle Satanic Surf Psycho, Gypsy Skank ve Moonshine At Sunrise ı tavsiye edebilirim.

1 Gypsy Skank
2 Moonshine At Sunrise
3 Drink The Night
4 Satanic Surf Psycho
5 Tropical Siesta
6 Showdown
7 Chingada
8 It Wasn't That Bad
9 Jackie The Rat
10 Opium Den
11 Folsom
12 Cold Water
13 Ecstasy
14 Pretty 50's

Drink The Night

27 Şubat 2009 Cuma

Peter Green - Supernatural

Evet İngilterenin en çok satan blues sanatçısı Eric Clapton, evet yine blues'un beyaz egemenliğine geçişini simgeleyen adam Eric Clapton, Clapton is God !, falan filan. Herşey ticari herşey ekranlarda ve herşey gösteriş. Tabiki güzel albümlere imza atmıştır Eric dayı. Fakat şu bilinmelidirki müzik endüstrisinde de kahramanlar vardır. Kahramanlar standartları yaratır diğerleri çalar satarlar.

Evet işte bu yazıda kahramanlardan birinin yaptığı en iyi şeylerin toplamında birlikteyiz. Dünyanın en çok satan beyaz blues sanatçılarının önünde saygı ile eğileceği iki adam varsa ilki John Mayall diğeri ise Peter Green'dir bence. Müzik hayatı boyunca birçok projeye imza atmış Peter Green tanıtacağım iki diskten oluşan albümde hemen hemen en iyilerini toplamış bu projelerin. Aslında solo kariyerinin klasiklerini fazlaca içermeyen bu albüm tam da bir toplama albüm sayılmaz. Kanımca Peter Green, son zamanlardaki üretkenliğinin düşmesi sebebi ile eski kayıtlarını alıp aralarından iyi derlediğini düşündüklerini önümüze getirmiş.

Peter Green, 60lı yılların sonunda blues rock akımının ingiltereyi sarsması ve Cream, John Mayall, Mike Bloomfield, Paul Butterfield, jimi Hendrix gibi bluesrock yorumcularının arasında kendi için küçük fakat müzik tarihi adına bluesdan bağımsız olan büyük bir adım atmıştır. Bu adımın adı kurduğu Fleetwood Mac grubudur. Grupla beraber güzel albümlere imza atan Green blues aşkına engel olamayıp gruptan ayrılır ve muhteşem şarkılar yaratmaya devam eder. Hatta öyleki Carlos Santana adlı bir arkadaşı meşhur eden Black Magic Woman adlı bir şarkı bile yaratmıştır kendisi :) akabinde ve detayında blues'a ve Robert Johnson'a olan saygısı onu 30lu ve 40lı yılların blues klasiklerini de tekrar yorumlamasına neden olmuştur. Öyleki Eric Clapton'ın Me and Mr. Johnson isimli Robert Johnson şarkılarını oluşturan albümünden tam altı sene önce Peter Green Robert Johnson Songbook isimli aynı şarkıların yer aldığı bir albüm yayımlamıştır.

1959 model Gibson Les Paul'unun tonu artık o kadar kulaklara kazınmıştırki, oluşturduğu projelerin isimleri değişse de dinlenildiğinde arkadaki adamı hissedebilir olmuştur müzikseverler. Önce Peter Green's Fleetwood Mac daha sonra Peter Green's Katmandu ve Peter Green's Splinter Group adında gruplar kurup müziğini bizlerle paylaşmıştır. Fakat usta hastadır usta şizofrenik belirtiler gösteren paranoyak halüsinasyonlar görmektedir ve tüm bunların sebebi 70lerde müptela olduğu LSDdir.

Günümüze kadar gelen toplama albümlerinde Peter Green solo kariyerini toparladığı Backtracking (1989) ve Supernatural (2007) dışında bir de 2008 yılında Anthology isimli 4 disk içeren daha kapsamlı bir albüm daha yayımlamıştır. Fakat Peter ustayı dinlemeye başlamak için kanımca en iyi albüm Supernatural'dır. İlerde zaten bana dönerseniz bir gün karşınıza efsanevi In the Skies albümünün ilk baskı 33lüğü de çıkabiliyor :) iyi dinlemeler.

Disk 1 :
01. Green Manalishi, The - (with Fleetwood Mac)
02. Black Magic Woman - (with Fleetwood Mac)
03. Jumping at Shadows - (with Fleetwood Mac)
04. Supernatural, The - (with Splinter Group)
05. Albatross - (with Splinter Group)
06. World in Harmony - (with Fleetwood Mac)
07. Oh Well! - (with Fleetwood Mac)
08. Sandy Mary - (with Fleetwood Mac)
09. Rattlesnake Shake - (with Fleetwood Mac)
10. Man of the World - (with Splinter Group)

Disk 2:
01. Heart of Stone - (with Splinter Group)
02. I'm a Steady Rollin' Man - (with Otis Rush/Splinter Group)
03. Big Change Is Gonna Come - (with Splinter Group)
04. Homework - (with Splinter Group)
05. When You Got a Good Friend - (with Splinter Group)
06. You'll Be Sorry Someday - (with Splinter Group)
07. Phonograph Blues - (with Splinter Group)
08. Love in Vain Blues - (with Splinter Group)
09. Burglar - (with Splinter Group)
10. From Four Until Late - (with Dr. John/Splinter Group)
11. Hiding in Shadows - (with Splinter Group)
12. Sweet Home Chicago - (with Paul Rodgers/Splinter Group)
13. Hitch Hiking Woman - (with Splinter Group)
14. Me & The Devil Blues - (with Splinter Group)
15. Going Down - (with Splinter Group)

http://rapidshare.com/files/124997162/PG07Su.part1.rar
http://rapidshare.com/files/124994273/PG07Su.part2.rar
şifre : curiousguy

29 Ocak 2009 Perşembe

Bad Company - Bad Company


Sabah yazdığım yorumun üzerine neden bu albümü tanıtmıyorum diye düşündüm. Klasikler arasında bunu nasıl unutabilmişim acaba ? Herneyse Bad Co. ile tanışmam çok değil birkaç sene öncesine dayanıyor. Shades'den plak alırken yine değişik bir Deep Purple - Led Zeppelin tartışmasına denk gelmiştim. Süleyman abi anlatıyorda anlatıyordu. Sonra araya şimşek gibi bir konu sokup Bad Company'den bahsetmeye başladı. İlk aldığı plağı falan filan tümünü anlattı ve sonuna ekledi "Purple'ıda Zeppelin'i de severim ama Bad Co. başkadır !" Vay anasını dedim kimdir bunlar acep dedim ? Dinledim beğendim sevdim bağlandım. Öyle gruplar vardır ki ilk albümleri müthiştir ve daha sonra ne yaparlarsa yapsınlar sizi ikna edemezler. Elemanlar değişir, tür değişir, ses değişir ama o ilk albümü yakalayamazlar. İşte Bad Co. benim için böyle bir grup.

Bad Company, şu an hala daha Queen + Paul Rodgers diye kendini kepaze eden grubun o "artı"dan sonraki isminin önderliğinde kurulmuş bir gruptur. Paul Rodgers daha önce Free isimli grubun vokalisti ve bir çok hit şarkıya imza atmış adamdır. Sesi iyidir deri pantolon giyer top sakalı vardır. Velhasıl hard rock bi amcadır.

Bad co ise iki gitarın tadını diğer sıkı gruplar gibi bize yaşatan sağlam kaliteli müzik yapan bir gruptur. Bu albümü de yanlış hatırlamıyorsam Atlantic Recordstan çıkmıştır. Plağımın üzerinde onun logosu vardı diye hatırlıyorum. Ve diğer albümler başka bir plak şirketi tarafından yayımlanmıştır. Bunu neden söylüyorum çünkü Atlantic Records Bad Co. yu keşfeden firmadır. Yani Ahmet Ertegün 1974de yine rock dünyasına R&B dünyasına kattığı müthiş isimler gibi bir isim katmıştır.

Albümü dinleyin, sevin, bağlanın, alın... Gönüllerin "Adsız"ı Senem arkadaşıma bu albümü hatırlattığı için teşekkür eder, parçalar için hislerimi aşağıda dile getiririm. İyi dinlemeler.

Bad Company - Bad Company (1974)

1. Can't Get Enough (Klasik rock tarihinde akılda kalıcı ve her barda çalınmaya müsait bir şarkı varsa o da budur !)
2. Rock Steady (İnsanı bi anda coşturup gaza getiren ve bir sapıtma havası yaratan harika parçadır)
3. Ready for Love (Ben bişi demiyorum Senem desin :)
4. Don't Let Me Down (Pek bi ısınamadığım ama müzikal olarak diğerlerine benzeyen parçadır )
5. Bad Company ( Harikadır aklıma övecek pek bi cümle gelmiyor. Bu böyle sözlerinden ziyade sanki bir heavy metal parçaymış gibidir. Ama süperdir insana saçma bi özgüven aşılar ve arabada güneşlik olmadığı halde tavandan çıkma isteği uyandırır. )
6. The Way I Choose (Albümün temposunu bir anda aşağıya çekip garip üflemeliler eklenmiş değişik düşük tempo bir parçadır)
7. Movin' On (Çok çok çok .... hayır hayır baya iyidir)
8. Seagull ( Tek kelimeyle harikadır, bu albümü tamamlayan ve ruhlarımızı kazıyarak temizleyen şarkıdır ! Dinlenince akla aynı dönemlerde çıkan Be Bop Deluxe parçası Sister Seagull gelir ki o da müthiştir.)

http://lix.in/-2e7781

22 Temmuz 2008 Salı

Johnny Cash - The American Recordings

Daha önce de sitemizde bir bölümünü yayımladığımız efsane country sanatçısı duygu adamı, az akorlu şarkıların mucidi, gitarına para takıp ritm tutan adam, hayatını bir kadını sevmeye adamış bir müzik adamı, siyahlar içinde cenazeye gidermişçesine karanlık ruhlu şarkılar söyleyen adam ve daha binlerce duygusal sıfat tamlamasına muktedir insan Johnny Cash'in The American Recordings serisinin tümünü yani 5 albümünü yolluyorum. Hırvat müzik blogu zinhof'un bizlerle paylaştığı bağlantıları albüm albüm aşağıda veriyorum öncelikle. Sonra da albümler ile ilgili yorumlara geçiyorum.

http://rapidshare.com/files/130811646/JOHNNYCASHAmericanRecordings1.rar
http://rapidshare.com/files/130814103/JOHNNYCASHAmericanRecordings2.rar
http://rapidshare.com/files/130816695/JOHNNYCASHAmericanRecordings3.rar
http://rapidshare.com/files/130819702/JOHNNYCASHAmericanRecordings4.part1.rar
http://rapidshare.com/files/130819826/JOHNNYCASHAmericanRecordings4.part2.rar
http://rapidshare.com/files/130822596/JOHNNYCASHAmericanRecordings5.rar

Şifre : zinhof


The American Recordings I (1994)

01. Delia's Gone
02. Let The Train Blow The Whistle
03. The Beast In Me
04. Drive On
05. Why Me Lord
06. Thirteen
07. Oh, Bury Me Not (Introduction: A Cowboy's Prayer)
08. Bird On A Wire
09. Tennessee Stud
10. Down There By The Train
11. Redemption
12. Like A Soldier
13. The Man Who Couldn't Cry

Serinin ilk albümü çok ta hareketli şarkıların olmadığı bilinmedik tınılar içeriyor bizim için. Amerikan country tarzını Cash'in sesinden hayata kazandıran albümün en ünlü şarkısı Delia's Gone.

The American Recordings II-The Unchained (1996)

01. Rowboat
02. Sea Of Heartbreak
03. Rusty Cage
04. The One Rose
05. Country Boy
06. Memories Are Made Of This
07. Spiritual
08. Kneeling Drunkard's Plea
09. Southern Accents
10. Mean Eyed Cat
11. Meet Me In Heaven
12. I Never Picked Cotton
13. Unchained
14. I've Been Everywhere

Country Boy, I've been everywhere ve rusty cage gibi şarkılarla dikkat çeken albüm cash için önem taşıyan unchained gibi şarkıları da barındırıyor.

The American Recordings III - Solitary Man (2000)

01. I Won't Back Down
02. Solitary Man
03. That Lucky Old Sun (Just Rolls Around Heaven All Day)
04. One
05. Nobody
06. I See A Darkness
07. The Mercy Seat
08. Would You Lay With Me (In A Field Of Stone)
09. Field Of Diamonds
10. Before My Time
11. Country Trash
12. Mary Of The Wild Moor
13. I'm Leavin' Now
14. Wayfaring Stranger

Belkide serinin en ünlü ve muhteşem albümü. Cash müziği ve tarzı dışındaki sanatçıların şarkılarını Cash ağzından dinleme fırsatı ilk kez. Kariyeri boyunca çok az cover yapmış bir adamın çocukları hatta torunları yaşındaki sanatçıların şarkılarını söyleyerek onları onurlandırması. Nick Cave'in The Mercy Seat, Neil Diamond'ın Solitary Man ve U2'nun One'ı bizleri Cash in yetmişli yaşlarına geldiğinde dahi ne kadar duygusal olabileceğini gösteriyor adeta.


American Recordings 4 - The Man Comes Around (2002)

01. The Man Comes Around
02. Hurt
03. Give My Love To Rose
04. Bridge Over Troubled Water
05. I Hung My Head
06. First Time Ever I Saw Your Face
07. Personal Jesus
08. In My Life
09. Sam Hall
10. Danny Boy
11. Desperado
12. I'm So Lonesome I Could Cry
13. Tear Stained Letter
14. Streets of Laredo
15. We'll Meet Again

Ve önceki albümün vuruculuğu bu albümde de devam ediyor. Özellikle Cash ölmeden önce piyasaya sunulan son albüm olması değerini bir kat daha arttırıyor. Bunun yanında Nine Inch Nails grubunun kötü punk şarkısı Hurt'ü Johnny Cash June Carter için tekrar yorumluyor ve bir de klip çekiyor. Hepimiz ağlıyoruz tabiki. Hurt June Carter öldükten sonra Cash tarafından yorumlanıyor ve üç ay sonra Johnny Cash hayata gözlerini yumuyor. Bunun yanında albüm için önemli şarkılar arasında Depeche Mode'un Personal Jesus'ı ve Beatles'ın In My Life'ı da var. Dave Gahan Martin Gore'a gidip "senin şarkıyı Elvis'in söylemesi gibi bişey bu" demesi zaten durumun ciddiyetini arttırıyor :)

American Recordings 5 - A Hundred Highways (2006)

01. Help Me
02. God's Gonna Cut You Down
03. Like The 309
04. If You Could Read My Mind
05. Further On Up the Road
06. The Evening Train
07. I Came To Believe
08. Love's Been Good To Me
09. A Legend In My Time
10. Rose Of My Heart
11. Four Strong Winds
12. I'm Free From The Chain Gang Now

Serinin son albümü. Cash'in ömrünün bu albümün çıkışını bile görmeye yetmemesi, hatta yazdığı son şarkı Like The 309 gibi şarkıları barındırması oldukça manevi bir anlam katıyor albüme. Hurt kadar sevdiğim bir diğer şarkı If you could read my mind bu albümde yer alıyor. Bunun dışında diğer şarkılar ile birlikte Personal Files isimli bir albümü de yayımlanmıştı 2006da. O da çok başarılı bir çift plaklık albümdür.

50lerin hırslı adamı 60ların aşık adamı 70lerin siyah giyen ve asi adamı 80lerin standartları değiştiren ekolü ve 90lar ve 2000lerin asık suratlı yaşlı country insanının bu öyküleri barındıran seri albümleri dinlenmeye değer gerçekten.

19 Temmuz 2008 Cumartesi

Judas Priest - Nostradamus













16 Haziran 2008 tarihli ve en yeni Judas Priest albümü Nostradamus'u 2-3 gündür dinlemekteyim. Açıkçası albümü sevdim ve öneririm, aralara yerleştirilmiş geçiş şarkılırı çok iyi oturmuş o yüzden karışık dinlemek albümün yapısını bozuyor. Şarkıların sertlik düzeyin bence çok yerinde, belki biraz daha sert olabilirdi...

Act 1

  1. "Dawn of Creation" * – 2:31
  2. "Prophecy" – 5:26
  3. "Awakening" * – 0:52
  4. "Revelations" – 7:05
  5. "The Four Horsemen" * – 1:35
  6. "War" – 5:04
  7. "Sands of Time" * – 2:36
  8. "Pestilence and Plague" – 5:08
  9. "Death" – 7:33
  10. "Peace" * – 2:21
  11. "Conquest" – 4:42
  12. "Lost Love" – 4:28
  13. "Persecution" – 6:34

Act 2

  1. "Solitude" * – 1:22
  2. "Exiled" – 6:32
  3. "Alone" – 7:50
  4. "Shadows in the Flame" * – 1:10
  5. "Visions" – 5:28
  6. "Hope" * – 2:09
  7. "New Beginnings" – 4:56
  8. "Calm Before the Storm" * – 2:05
  9. "Nostradamus" – 6:46
  10. "Future of Mankind" – 8:29
ACT1-Megaupload
ACT2-Megaupload
Not: Megaupload sitesinde erişim engelleme bulunduğu için proxy kullanmanız gerekiyor.
Rapidshare linklerinin hepsi silinmiş olduğu için şu an için rapid linki veremiyorum.

11 Temmuz 2008 Cuma

The Cure - Bloodflowers

Evet gençler boşluktan, işsizlikten vakit arttığı bu saatlerde üst üste iki kez dinlediğim bu albümü de blogumuzla paylaşayım dedim. Tüm sataşmalara rağmen bu blogun Bloodlust'tan sonraki en popüler yazarı olmayı hakediyorum. Herneyse konumuza dönelim.

2000li yıllarda değişen tarzlarıyla gruplar piyasalara değişik albümler piyasaya sürerken The Cure da boş durmadı şüphesiz. Robert Smith'in dahi en beğendiği The Cure albümleri arasında yer alan Bloodflowers kesinlikle bir yaz bunalımı albümü. Takdir edersinizki The Cure kendi tarzıyla ve melodileri ile insanı ya çok coşkulu bir havaya sokar ya da intihara sürükleyen bir bunalıma. Buna en iyi örnek Disintegration ve Heads On The Door albümleridir. En sevdiğim Cure albümü olan Wish ise bu tanımlamadaki uç noktalara ulaşan en iyi albümdür sanırım. Dönelim Bloodflowers'a...

Robert Smith öyle düşünmüş olacak ki gençler sevgililerinden ayrıldıysa acı çeksin yeni milenyumda. Gerçekten çok vurucu damar şarkıların, uzadıkça uzayan melodileri çalan o siyah kocaman gitarın içleri parçalayarak yer aldığı albüm ile tanışmam çok ilginç oldu. Eski insanlardan biri ( şu an görüşmediğim bir bayan olduğu için bu tamlamayı kullandım ) evimde otururken milyonlarca şarkı arasından bilgisayarımdan There Is No If şarkısını açtı ve melül melül "bak bu çok güzel şarkıdır" dedi. Gerçekten şimdiye kadar farketmediğim harika bir şarkıydı ama fazlasıyla duygusaldı ve etkileyiciydi. Yani tavsiyem yanınızda güzel bir bayanla bu şarkıyı dinlemeyin yaz aylarında etkisi kötü olabilir !

Albüm konseptinde The Cure'un eski bunalım şarkılarına benzemeyen bir klavye eksikliği hissedilse de gitar ve yumuşak synth tonları bunu örtüyor. Parçalar gerçekten uzun ve 9 şarkı ancak yer almış durumda. Out of this World başlamak için en iyi şarkı kanımca. Ardından çok agresif olan Watching me Fall geliyor. Favorilerim arasında There Is No If ve Maybe Someday ayrıca albümün havasını tam aktaran Last Day Of Summer parçası başı çekiyor. Bunun yanında ismiyle zıt düşen The Loudest Sound ise gerçekten arabada suskun suskun ilerleyen iki sevgiliyi hatırlatıyor bana.

Son olarak The Cure 2005teki konserlerinden sonra bizi mest etmiştir. Fakat pazar günü evlerimize döndüğümüzde Hürriyette okuduğumuz garip "Gençler zombie kılıklı şarkıcılarla eğlendi" başlıklı yazısıyla saçma bir gülümseme ve kınama ile bünyemiz karşı karşıya kalmıştır. The Cure ki onlarca akılda kalıcı melodinin mucidi ve 80lerin goth ve punk'ından uzak emo'sundan bağımsız başlı başına bir idol ve ekol ve herneyse'dir. Yeni albümleri için başarılar diler Bloodwlowers kadar sağlam Wish kadar dolu ve son albümleri kadarda enerjik bir albüm olmasını temenni ederim.

Not : Albüm hakkında yapılacak yorumlara açığım, diğer sataşmalar muhatap alınmayacaktır ! git sadi beye anlat derdini arkadaşım, sanata sanatçıya sevgi... emeğe saygı !

The Cure - Bloodflowers (2000)

1. Out of This World
2. Watching Me Fall
3. Where the Birds Always Sing
4. Maybe Someday
5. The Last Day of Summer
6. There Is No If...
7. The Loudest Sound
8. 39
9. Bloodflowers

Silentmoon uyarısından sonra değiştirilmiş bağlantı :
http://rapidshare.com/files/126162342/2000_-_Bloodflowers.rar

Sting - ...Nothing Like The Sun

Uzun zamandır güzel albümlerden bahsetmediğimi farkettim ve British Steel'i görünce ben de ona rakip olacak bir heavy metal albümü tavsiye etmeye karar verdim ! yok değil tabi, bu daha yumuşak bi albüm. Hatta British Steel'a "abi muhteşem yıkılıyo,efsane" diyen birinin belkide hiç dinlemeyeceği bir albüm :) Ama olsun Sting'in Police ten sonra yaptığı bu ikinci albümü kayda değer buluyorum ve gerçekten içindeki bir çok parça ile takdir ediyorum. Jazz ve Rock sentezi yaratmayı amaçlamış bu albüm bas tınılarıyla bir rock albümü hi-hat kullanımıyla bir caz albümü niteliği taşıyor kanımca.

1987 tarihli albümde ilk dikkat çeken şarkılar arasında Sting ile adeta özdeşleşen English Man in New York var şüphesiz. Tabiki Fragile'i de unutmamak gerek. Fakat benim bu albümde en sevdiğim şarkılardan biri Be Still My Beating Heart. Gerçekten çok başarılı bir şarkı bence. Bunlar dışında Straight To My heart akılda kalıcı klavye tonuyla ve Sister Moon ise eski caz şarkılarından esinlenilmiş havasıyla güzel bir etki bırakıyor insanın üzerinde. Fakat bu albümde yeri olmayan ve anlayamadığım bir şarkı var. We'll be together again. Gerçekten albümün havasından çok uzak ve günümüz R&B anlayışına o tarihte yaklaşmış bir şarkı. Özellikle Fragile'in arkasına konularak dinleyiciye eziyet edilmiş resmen. Kötü şarkı kötü şarkı kötü şarkı ! Bu arada albümün sonlarına sıkışmış Jimi Hedrix şarkısı Little Wing yorumuda Gil Evans orkestrasıyla değişik bir hayat buluyor. Dinlemenizi tavsiye edeceğim Sting albümleri arasında Ten Sommoner's Tales ve Mercury Falling ile birlikte anılacak bir eser ... Nothing Like The Sun.


Sting - ...Nothing Like The Sun (1987)

01 The Lazarus Heart
02 Be Still My Beating Heart
03 Englishman In New York
04 History Will Teach Us Nothing
05 They Dance Alone (Cueca Solo)
06 Fragile
07 We'll Be Together
08 Straight To My Heart
09 Rock Steady
10 Sister Moon
11 Little Wing
12 The Secret Marriage

10 Temmuz 2008 Perşembe

British Steel - 1980

Hatırlatma!!!!

Arkadaşlar Judas Priest Türkiye’de. 13 Temmuz Pazar akşamı kuruçeşme arenada “Metal Müziğin Tanrıları” yeri göğü sallamaya, inletmeye geliyorlar. Biletler şu an için 80 YTL. Üzülerek ben bu konserde ki yerimi alamayacağım. Yerlerini alıcak arkadaşlara iyi dinletiler.

British Steel 1980’de piyasaya sürülmüş ancak 1990 da albüm yenilenmiş ve 2 tanede bonus track eklenmiştir. Bendeki eski versiyonu çünkü herhangi bir bonus yok. Albüm öle feci sert, böğüren adam tiplemelerinden uzak, gerçekten hard ama melodiden ödün vermeyen parçaları içeren bir hard rock müzik albümü. Açıkcası ben bu albümü dinlerken çok keyif alıyorum. Özellikle çıkış parçası Breaking in the Law ve gene ünlü parçalarından Living After Midnight tabii Metal Gods’ı da unutmamak lazım bide The Rage var tabi. Yani bu albüm güzel arkadaşlar bizi alıp 80’lerin müziklerine götürüyor. Hatta daha bile iyisine... en azından konsere gitmek isteyip de gidemeyen arkadaşlar için ideal olabilir.

  1. "Rapid Fire" – 4:08
  2. "Metal Gods" – 4:00
  3. "Breaking the Law" – 2:35
  4. "Grinder" – 3:58
  5. "United" – 3:35
  6. "You Don't Have to Be Old to Be Wise" – 5:04
  7. "Living After Midnight" – 3:31
  8. "The Rage" – 4:44
  9. "Steeler" – 4:30