haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2011 Pazartesi

Ay Tutulması 2011


2011 in ilk ay tutulması önümüzdeki günlerde gerçekleşicek. Bu izlenesi olayı duyurmak ve hatırlatmak ta bize düştü. 15 Haziran 2011 de 22:05 te gerçekleşicek tutulma.

Ankara Üniversitesi Rasatanesi saat 20:00 de başlayacak bir etkinlik düzenleyecek. Tutulma 1 saat 40 dakika kadar sürücek. son olarak enson bu kadar uzun süreli tutulma ise 2000 yılının temmuz ayında gerçekleşmiş.

Bu durumda isteyen ankara üniverstesi rasatanesinde, isteyen evinin balkonunda yada terasında, yada en kötü ihtimalle ay ın göründüğü en yakın park yada bahçede tutulmayı izleyebilecek. Hepinize iyi seyirler. İzlemeyi planlayanlar kuru kuruya izlenmez.izlerken üzüm yiyin.

6 Haziran 2011 Pazartesi

Güneş Enerjili Netbook


Samsung yaptı yapacağını. Güneş enrjisi ile şarj olabilen bu netbook' un Ağustos ayında türkiyede satışa sunulması bekleniyor. Satış fiyatı henüz belli olmayan Samsung NC215S netbook tek şarj la 14,5 saat çalışa biliyor. 10' ekrana sahip, ağırlığı ise 1,32 kg. 2 saatik şarj ile 1 saat boyunca çalışabiliyor.

28 Ocak 2010 Perşembe

Apple - iPAD








Başlıktada da yazıdğı gibi, dün gece itibari ile apple firmasının yeni oyuncağı açıklandı...
Tablet PC teknolojisini gerçekte olması gereken yere getirecek adımı atması açısından sevindirici bir haber olduğuna inanmaktayım.
Tablet pc ler; kullanıcılar için yeni bir teknoloji değil, ancak güncel tablet tablet pclerde kullanıcı bir kalem kullanmak zorunda ve o kalem olmadan makineyi kullanma şansınız yok, kullanmaya kaltığınız zamanda eziyete dönüşmekte idi. Bu nedenle tabletpclerin, olmaları gerektiği tablet pc kullanımı kullanışsız ve gereksiz bir durumdaydı. Buna karşın Apple iPad de böyle bir uygulama yok parmaklarımızla kontrol edebileceğimiz gerçek bir tablet pc karşımızda durmakta. Muhtemelen iphone da olduğu gibi hızlı ve dokunuşlara tepki süresi çok iyi olacağı için gene müthiş bir ürünle karşı karşıya kalacağımıza inanmaktayım...

Özelliklerine gelirsek,

Size and weight

Height:
9.56 inches (242.8 mm)
Width:
7.47 inches (189.7 mm)
Depth:
0.5 inch (13.4 mm)
Weight:
1.5 pounds (.68 kg) Wi-Fi model;
1.6 pounds (.73 kg) Wi-Fi + 3G model

Display
• 9.7-inch (diagonal) LED-backlit glossy widescreen Multi-Touch display with IPS technology
• 1024-by-768-pixel resolution at 132 pixels per inch (ppi)
• Fingerprint-resistant oleophobic coating
• Support for display of multiple languages and characters simultaneously

Wireless and Cellular

Wi-Fi model
• Wi-Fi (802.11 a/b/g/n)
• Bluetooth 2.1 + EDR technology
Wi-Fi + 3G model
• UMTS/HSDPA (850, 1900, 2100 MHz)
• GSM/EDGE (850, 900,1800, 1900 MHz)
• Data only2
• Wi-Fi (802.11 a/b/g/n)
• Bluetooth 2.1 + EDR technology

Location
• Wi-Fi
• Digital compass
• Assisted GPS (Wi-Fi + 3G model)
• Cellular (Wi-Fi + 3G model)

Capacity
• 16GB, 32GB, or 64GB flash drive

Processor
• 1GHz Apple A4 custom-designed, high-performance, low-power system-on-a-chip

Sensors
• Accelerometer
• Ambient light sensor

Battery and Power4
• Built-in 25Whr rechargeable lithium-polymer battery
• Up to 10 hours of surfing the web on Wi-Fi, watching video, or listening to music
• Charging via power adapter or USB to computer system

Input and Output
• Dock connector
• 3.5-mm stereo headphone jack
• Built-in speakers
• Microphone
• SIM card tray (Wi-Fi + 3G model only)

Amerika Fiyatları, (Türkiye de 2000 TL den aşağı satmayacaklar kesin...:( )

16 GB 32 GB 64 GB
Wi-Fi $499 $599 $699
Wi-Fi + 3G $629 $729 $829

9 Kasım 2009 Pazartesi

Elveda Roll


Arkadaşlar az önce NTVMSNBC sitesinden öğrendiğim kadarıyla, yerli müzik ve sanat dergisi Roll 144. sayısı ile okurlarına veda ediyormuş. Maddi sıkıntılar sonucu yayın hayatına son veren 13 yıllık Roll dergisi, kendine has mizanpajı, üslubu ve hatta hatta kağıdıyla bile gençliğimizde hepimizin beğenisini kazanmıştı.

Bundan 10 yıl öncesine dayanır Roll ile tanışmam, lise yıllarımda ismi lazım değil bir kızcağız alır okurdu düzenli. Zamane gençleri nasıl Lombak, Leman falan okurlarsa bizde Roll okurduk. Daha sonraları soğudum dergiden. Sebebi geçerliydi benim için ama peşin yargı vermiştim yine de. Sanırım o ara yazar tayfasında bazı değişiklikler olmuştu. Birkaç sene sonra Rolling Stone çıktı hemen ardından Billboard çıktı fakat Roll'a yetişemediler. Basatap, Sound, NR1 falan hiçbiri Roll'un başarısını yakalayamadı... Nedeni ise çok basitti. Çünkü Ankarada ergen iseniz, okul sonrası Kızılaya iner Dosttan Roll alır ve Konurda ya OnaOnda ya da sessiz bir kafede arkadaşlarınız ile birlikte okurdunuz. Dergide görülen favori gruplara özenerek bakılır, yazarların yazıları ince ince satır aralarıyla birlikte okunur, keyiflenilirdi.

Derleme ekibi olarak ,inişleri ve çıkışları ile Türkiyede adından söz ettirmiş ve özgür kalmayı başarmış tek rock'n roll dergisi olan Roll'un aramızdan ayrılmasından duyduğumuz üzüntüyü okuyucularımız ile paylaşırız. Kim bilir belki günün birinde biz onun yerini doldurmasa da onu anımsatacak bir dergi çıkarırız ne dersiniz ?

Roll'un kapanışı ile ilgili NTVMSNBC haberi

7 Ağustos 2009 Cuma

Bahadır Akkuzu (1955 - 2009)



Teker teker kaymaya devam ediyor gökten yıldızlar. Barış abimiz çok yalnız kaldığını düşünmüş olmalı ki Bahadır abi de onu yalnız bırakmak istemedi. Türkiyede Anadolu Rock'ın öncü gruplarından Kurtalan Ekspres'in gitarı, Barış Manço'nun birçok şarkısını besteleyen ünlü müzisyen ve sanat adamı Bahadır Akkuzu dün kalp krizi geçirerek hayata 54 yaşında gözlerini yumdu. Tarzıyla, yorumuyla, görüntüsüyle Kurtalan Ekspres'in en renkli kişisi olan Bahadır abinin sevenlerine başsağlığı diliyorum.

4 Temmuz 2009 Cumartesi

Cuma Çıplak Çalışmak

Ay dayanamadım bi yazı daha :) Şöyle uzanmış nette haberlere bakarken çok ilginç bir haberle karşılaştım, uzun tırnaklı kadın kadar olmasa da bu da fena değil :)Belki okuyan vardır ama kaçıranlar da olabilir hemen başlıyorum.

Biliyorsunuz kriz dönemindeyiz hala geçmedi insanlar işini kaybetmemek için elinden geleni yapmaya çalışıyor tabi ilginç olaylarla da karşılaşabiliyoruz bu da onlardan biri.

İngiltere'de krizden etkilenen bir danışmanlık şirketi, içinde bulunduğu kötü durumdan kurtulmak için değişik bir yönteme başvurmuş.

İşlerin kötüye gitmesini çalışanların arasındaki iletişimsizliğe bağlayan şirket sahibi, çalışanların nedense cuma günü çıplak çalışmalarını istemiş. Tabi çalışanlar ilk başta bi şaşırmışlar belki erkeklerin hoşuna gitmiştir bilemiycem artık :)

Neyse sonra ne yapacaklar patron öyle deyince bunlar da başlamışlar cuma günleri çıplak çalışmaya. Vee küçük bir gözlem sonunda çalışanlar birbirine daha samimi ve dürüst davranmaya başlamışlar. Yani diyalog eksikliği ortadan kalkmış hehe :) Şimdi de bu anlattığım haberi fotoğraflandırıyorum daha ii anlayacaksınız.






26 Mart 2009 Perşembe

Tuvalet Takip Sistemi!!!


Birkaç hafta önce okuduğum bir haberi paylaşmak istedim sizlerle. Belki siz de okumuşsunuzdur. Perkotek adlı firma tuvalet takip sistemi satmaya başlamış. Peki nedir bu? Ne işe yarar?

Tuvalete Giriş:
2 seçeneğiniz var. Tuveletin girişine kart okuyucu ya da parmak izi tanıyan alet takılıyor ve tuvalete girerken kartınızı okutarak ya da parmak izinizi ilk başta tanıttıktan sonra tanıtarak tuvalete giriş yapıyorsunuz. Tabi işe giriş çıkışlarda okuttuğunuz bir kart varsa onla da girebiliyorsunuz, yeni kart çıkarmaya gerek yok :) Bilgisayara bağlanan kart okuyucu ve yüklenen tuvalet sınırlandırma programı sayesinde patron personelin bu özel anını zevkle kontrol edebiliyor.

Amaç:
Bu sistem gün içinde kaç kere tuvalete gittiğinizi ve orada ne kadar süre kaldığınızı kayda alan ve esas amacı da personelin boşa zaman harcamasını önlemek üzere kurulan bir sistemdir. Bu sayede max. iş, min. boşluk hedefleniyor. Verilen örneklere göre günde en fazla 3 kere gidebiliyorsunuz ve içeride sadece 5 dakika kalabiliyorsunuz!! Hadi erkeklerin işi kolay ama bayanlar napsın ? Tuvaletini mi yapsın, saçını mı düzeltsin, makyajını mı tazelesin, dedikodu mu yapsın? :) 3 hakkını da kullanan kişi bir daha tuvalete gidemiyor çünkü kapı açılmıyor çünkü programa o şekilde giriş yapılıyor. Aman bağırsağınızı ya da midenizi bozmamaya çalışın yoksa vay halinize :)

Hepimize hayırlı uğurlu olsun ve bu sistem bizden de uzak olsun. :)

Not: Aslında foto olarak normal bir tuvalet koyacaktım ama müziksever biri olarak bu tuvalet ilgimi çekti ve bunu koydum. Bayağı değişik modeller de varmış, ilgilenirseniz bir gözatın derim. ;-)



15 Şubat 2009 Pazar

Tırnakları Kırılınca Yıkıldı



O dünyanın en uzun tırnaklarına sahipti. Bir tırnağı 8,5 metreydi. Guinness rekorlar kitabına girdi. Şimdi ise o tırnaklar kırıldı.

ABD'nin Utah eyaletinden Lee Redmond'ın, Guinness Dünya Rekorlar Kitabı'na giren uzun tırnakları trafik kazasında kırıldı...

Yerel basın ve Guinness'in internet sitesinde yer alan habere göre, Redmond, 1979'dan bu yana kesmediği tırnaklarını trafik kazasında kırdı.

Salt Lake kentinde yaşayan Redmond'un geçen yıl ölçülen tırnaklarının toplam uzunluğu 8,5 metreyi buluyordu. Redmond'un yalnızca sağ elindeki başparmağı yaklaşık 90 santimetre ölçülmüştü.

Kazada ağır yaralanan Redmond'un da Salt Lake'de hastaneye kaldırıldığı bildirildi. Ama o en çok kırılan tırnaklarına ağladı.

12 Şubat 2009 Perşembe

Dünyanın ilk uzay kazası gerçekleşti

Amerikan Uzay ve Havacılık Ajansı NASA’dan konuya ilişkin yapılan açıklamada, uyduların önceki gün, Sibirya’nın 805 kilometre kadar üstünde çarpıştıkları bildirildi.

NASA yetkilileri, 2 çok büyük enkaz bulutu meydana getiren çarpışmadan, uydulardan daha aşağıda bir yörüngede bulunan Uluslararası Uzay İstasyonu’nun (UUİ) zarar görme riskinin düşük olduğunu söylediler.

NASA’dan yapılan açıklamada, çarpışmanın 1997 yılında uzaya fırlatılan özel sektöre ait bir Amerikan iletişim uydusu ile, 1993’de yörüngeye oturan ve artık kullanılmayan bir Rus askeri uydusu arasında meydana geldiği söylendi.

NASA, çarpışma ertesinine ilişkin ayrıntıların birkaç hafta içinde belirleneceğini söylerken, diğer uzay faaliyetlerine olası etkisine düşük bir ihtimal veriyor.

Uydulardan birinin 560, diğerinin ise 950 kilogram olduğu bildiriliyor.

Çarpışmanın saatte 30 bin kilometreden fazla bir hızda gerçekleştiği tahmin ediliyor.

Uluslararası Uzay İstasyonu ve gelecek ay uzaya fırlatılacak mekik için ciddi bir tehdidin söz konusu olmadığı, ama uzmanların gelişmeleri yakından izledikleri bildirildi.

Uzaydaki onbinlerce nesnenin hareketleri düzenli bir şekilde takip ediliyor; ama iki uydunun şiddetli çarpışmasıyla açığa çıkan ve kontrolsüz hareket eden parçaların diğer uydulara hasar verebileceğinden kaygı duyuluyor.

http://www.ntvmsnbc.com/news/475221.asp

2 Şubat 2009 Pazartesi

Google Translate Tr Beta









Uzun süredir çok mutlu bir şekilde kullandığım google toollarından birisi google translate' tir. şimdi türkçeyi de desteklenen dillere eklemeye hazırlanıyorlar. henüz tam anlamıyla eklendiğini söyleyemem. ama betası kullanımda;
http://translate.google.com/translate_t#en|tr|thank%20you%20for%20choosing%20FitneF%C3%BCcur
bu linkten translate sayfasına ulaşa bilirsiniz. Google ın desteklediği dier dillerden türkçeye yada türkçeden dier dillere çeviri yapabilirsiniz. beta olmasından ve yeni eklenen bir dil olmasından dolayı henüz çok başarılı sonuçlar elde edemiyorsunuz. Özellikle paragraf çevirilerinde sıkıntı var gibi. ama genede bu bir başlangıçtır. ayrıca daha iyi bi çeviri önere bilirsiniz her zaman (;>
Şimdi bu translate tool unun normal sözlüklerden farkı desteklediği dil sayısı şu an için 41 sanıyorum. bunların arasında arapça ve rus alfabesi olan kril alfabesi de var. bu 41 dili birbirine çevire biliyorsunuz. böylelikle bu 41 dilden birisini biliyorsanız otomatik man dier 40 dili de anlaya bilmeniz amaçlanmış. kelime kelime çeviri yerine cümle çevirileri yapabiliyor. Ancak dediğim gibi henüz türkçe çopk yeni eklenmiş bir dil olduğu için başarısız çeviriler şevkinizi kırmasın. sevgiler saygılar...

20 Ocak 2009 Salı

Vücuda enjekte edilebilen nanorobot geliştirildi

Nedense bu yazıyı okumadan önce stargate geldi aklıma. Sonra okuduktan sonra stargate tekrar geldi aklıma.

Avustralya’nın Clayton kentindeki Monash Üniversitesi Nanofizik Laboratuvarı yetkililerinden James Friend, insan vücudundaki atardamarlara yerleştirilebilecek bir nanorobot üzerinde araştırma yaptıklarını söyledi. Bilim adamlarının 250 nanometre çapında bir nanorobot geliştirdiklerini belirten Friend, nanorobotun büyüklüğünun yaklaşık 2-3 saç teli kalınlığında olduğunu kaydetti.

Friend, bu kadar küçük bir robotu geliştirirken karşılarına çıkan en büyük engelin yeterince güçlü bir motor elde etmek olduğunu, çünkü robotun kan damarlarındaki akıntıya karşı gelmesi gerektiğini söyledi.

“FANTASTİK YOLCULUK” FİLMİNDEKİ GİBİ
Friend, robotun motoruna Proteus isminin verildiğini, bu ismi verirken 1966’da çevrilen “Fantastik Yolculuk” (Fantastic Voyage) filminden esinlendiklerini anlattı.

Bu bilim kurgu filminde, bir suikast girişimi sonucunda komaya giren önemli bir diplomatın hayatını kurtarmak için henüz deneme aşamasında bir projede çalışan bilim adamlarının mikroskobik boyutlara küçültülen bir denizaltıya binerek kan damarları yolu ile diplomatın beynindeki pıhtıyı yok etmek üzere harekete geçmeleri anlatılıyordu. Filmde diplomatın bacağından vücuduna enjekte edilen denizaltının adı Proteus idi.

James Friend, Avustralyalı bilim adamlarının geliştirdikleri nanorobotun filmdeki gibi vücuda bacaktan enjekte edilemeyeceğini, çünkü bu durumda beyne giden yolun çok uzun olacağını, ancak boyundan enjekte edilebileceğini söyledi.

“İnsan vücudundaki atardamarlarda yüzmek zordur, çünkü akıntı hızlıdır” diye konuşan Friend, kanın kalp yakınlarında saniyede bir metre hızla dolaşımda bulunduğunu kaydetti.

James Friend, bilim adamlarının robotu uzaktan kumandayla kontrol etmek için çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti.

Robotun ilk başlarda gözlem amacıyla kullanılacağını söyleyen Friend, “Bu aşamadan sonra kesme gibi faaliyetlerde kullanılması için çalışacağız” dedi.

ZİHNİ DE OKUYABİLİR Mİ?
Robotun beyinde uygun yere yerleştirilmesi sayesinde, bir kişinin zihninin okunup okunamayacağı ve istihbarat servislerince kullanılıp kullanılamayacağı yönünde bir soru üzerine Friend, “Bunun mümkün olabileceğini düşünüyorum, ama bu beni hiç ilgilendirmiyor” dedi.

6 Ağustos 2008 Çarşamba

Çok yaşa Stüdyo FM : 3500. program

Türk radyolarının en uzun soluklu müzik programı Stüdyo FM (Guiness'e de girmiştir ayrıca bu rekorla) Yavuz Aydar ve Şebnem Savaşçı'nın harika sunumuyla 1978den beri TRT radyolarında yayınlanıyor. Ben ise bu harika programı birkaç sene önce keşfettim ve farkettimki Yavuz amcayı tüm rock, caz , blues dinleyen insanlar yakından takip ediyorlar ( babam dahil ). Bir konserde karşılaşıp sohbet etme fırsatımda oldu kendisiyle ve hatta fotoğrafımızda var Atıl ile. Stüdyo FM ile ilgili bir e-posta aldım geçenlerde onu sizler ile paylaşıyorum aşağıda. 6 Ağustos Çarşamba Stüdyo FM'in 3500üncü programı gerçekleştirilecek. Saat 18:00 i gösterdiğinde TRT3 Radyonun başına !

Rock müzik koleksiyoneri Bora Çetin tarafından gelen mail'i paylaşıyorum sizlerle :

Sevgili STUDYO FM Dostları,

Yalnızca Türkiye Radyolarının değil, Dünya Radyolarının'da "En Uzun Soluklu, CANLI Pop Müzik Programı; " STUDYO FM",
6 Ağustos 2008 Çarşamba günü hem 30. yılını hem de 3500. programını kutlayacak.
Bu nedenle; 3 Ağustos Pazar ve 6 Ağustos Çarşamba günü, radyolarınızın başında olmanızı öneririm.
Neden mi ?

3 Ağustos Pazar ( Yarın ), saat 14:05 deki "Rock Efsaneleri" programında; "Yavuz Aydar" ve "Şebnem Savaşçı", Bora Çetin'in konuğu oluyor. Stüdyo FM'in kuruluşundan günümüze kadar olan öyküsünü merak edenler, bu iki usta radyocunun kendi seslerinden dinleyebilirler. ( Ayrıntılı bilgi ; http://www.trt.net.tr/wwwtrt/progdetay.aspx?tanitimid=12202&tur=RD )

veee, tabii ki ÜÇBİNBEŞYÜZüncü program !
6 Ağustos 2008 Çarşamba günü saatler 18:00'i gösterdiğinde; RADYO3'ün başında olmanızı öneririz..
Hem 3500. kez CANLI olarak bu heyecan'ı yaşayabilir, hem de duygu ve düşüncelerinizi, Stüdyo FM'ile ilgili anılarınızı CANLI yayında; "Yavuz Aydar" ve "Şebnem Savaşçı" ile paylaşabilirsiniz.( Ayrıntılı bilgi ;
http://www.trt.net.tr/wwwtrt/progdetay.aspx?tanitimid=12244&tur=RD )

Türk Radyoculuğu'nun 30 yıldır aralıksız süren gururu STUDYO FM'i ve iki büyük usta radyocumuz; "Yavuz Aydar" ve "Şebnem Savaşçı"yı bir kez daha kutluyor ve 6 Ağustos 2008 Çarşamba, saatler 18:00'i gösterdiğinde radyolarımızın başına geçmek için sabırsızlanıyoruz.

Not; Dünya'da bir benzeri daha olmadığı için Guiness rekorlarına aday gösterilen ve ülkemizin gururu olan bu olayın, Türk medyasından da gereken ilgiyi görmesi için, katkılarınızı esirgemeyiniz.

Çok yaşa Stüdyo FM.

Bora Çetin
www.studyofm.com
www.rockefsaneleri.com

19 Haziran 2008 Perşembe

Firefox 3



Firefox internet tarayıcısının 3. versiyonu piyasaya çıkmış. Çıktığı ilk 5 saat içinde firefox 2 nin ilk günlük download sayısına ulaşmış. Tasarım olarak çok güzel, minimalist ve kullanışlı. Teknoloji olarak açık kaynak kodu ile oluşturulmuş. Üstteki barda çok hızlı bir arama özelliği var birşeyler yazdığınız anda history den arama yapmaya başlıyor ve sonuçları altta gösteriyor. İnternetteki birçok medya tipine uyumlu olarak tasarlanmış. Sonuç olarak güzel yapmışlar.
www.mozilla-europe.org/tr/firefox/

Firefox birde cep telefonları ve iPhone gibi dokunmatik taşınabilirler için bence bilgisayardakinden daha güzel bir tarayıcı tasarlamış, daha beta aşamasında olan tarayıcıyı vidyoda incelemişler, buyrun :

Firefox Mobile Concept Video from Aza Raskin on Vimeo.

13 Nisan 2008 Pazar

My Dying Bride

İşte benim gibi bir adamı havalara uçuracak kadar mutlu eden bir haberi sizinle paylaşmak istedim. Bu postu atmadan önce bir şarkı ismine bakmak için official sitelerine girdim ve şu yazıyı gördüm:)

[25.03.2008] New Album Recording Started


Ya bu adamalar ben ölmeden veya onlar dağılmadan Türkiyeye konser vermeye gelicekler mi? Açık gidicek gözlerim ya.

19 Mart 2008 Çarşamba

TNT tv yayında

Evet arkadaşlar. Yeni bir kanal yayın hayatına başladı. Yeni yayına başlayan kanalları hep sevmişimdir. az reklam kaliteli filmler ve diziler. bence bu kanalı takip etmekte yarar var. öncelikle kesin yayına giriş tarihini bilmememle birlikte bu kanal lost u yayınlayacak. en azından sitelerindeki ve internetteki işaretler bu yönde. birde yepyeni diziler yayınlıyorlar pek çoğu ilginç sitelerinin adresini yazımın sonunda vericem girip bir göz atmanızda fayda var. yayın akışına ve detaylı bilgiye bu siteden ulaşabilirsiniz. ayrıca yayın frekanslarını da veriyorum.sevgiler saygılar.
TNT Tv - Frekans:
Anten: CNN Türk Frekansında
Uydu: TürkSAT 2A, 42° Doğu, 11.804 Mhz, Dikey, 24444 MSYM/S
Kablo Tv: Eski Teknoloji Televizyonu Frekasında (20:00 - 07:00 arası)
D-Smart: 21. Kanal
Resmi Web Sitesi: http://www.tnttv.com.tr

22 Şubat 2008 Cuma

Uydu Rize’ye mi düşecekmişşşşş????

Bu haberi paylaşmak istedim.

Rize’de iki köy muhtarı,” yörüngesinden çıkan ve Pasifik Okyanusu üzerinde imha edilen uydunun parçalarının dünya üzerine düşeceği” açıklamasını, “Rize’ye düşeceği” şeklinde anlayınca cami hoparlöründen anons yaptırdılar.

Yörüngesinden çıkan ve atmosfere girmeden önce Pasifik Okyanusu üzerinde imha edilen ABD uydusunun, toksin madde içerdiği belirtilen parçalarının dünya üzerine düşebileceğinin açıklanması üzerine, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, parçaların nereye düşeceğinin belli olmaması nedeniyle bütün valiliklere, vatandaşların duyarlı olması yönünde bir uyarı yazısı gönderdi.

Rize Valiliği de, gelen yazıyı sağlık kuruluşlarına iletti. Haber kulaktan kulağa yayılırken, merkeze bağlı Ambarlı ve Karasu köyleri muhtarları, “dünya üzerine düşeceği” ifadesini “Rize’ye düşeceği” şeklinde anlayıp, cami hoparlöründen anons yaptırdılar.

Anons halk arasında paniğe yol açınca, Valilik devreye girdi, konuşmalar sonucu, muhtarların yanlış anladığı ortaya çıktı ve tekrar bir anons yapılarak, durum izah edildi, paniğe gerek olmadığı duyuruldu.

Rize Valisi Kasım Esen, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünden gelen yazının, sağlık kuruluşlarına gönderildiğini belirterek, “Muhtarlar, sağlık yetkililerinin kendi aralarındaki konuşmaları duymuş. Her yere düşebileceği izlenimine varınca, kendi köylerine de düşebileceğini düşünerek, camiden anons yaptırmışlar. Muhtarlar kulaktan dolma bir şeyi yanlış anlayınca, bu sonuç ortaya çıktı” diye konuştu.

Kendisinin bu yönde bir talimatı olmadığını ifade eden Esen, “Köylülerin paniğe kapılmasının ardından yetkililer inceleme yaptı. Konunun yanlış anlaşıldığı tespit edildi. Ardından ikinci bir anons ile olayın yanlış anlamadan kaynaklandığı anons edildi” dedi.

28 Aralık 2007 Cuma

Polis film çekimini gerçek sandı, 2 aktör öldü

Bu yazıyı okuyunca nasıl ya dedim.

Angola’da, soygun sahnelerinin yer aldığı bir filmin çekimi sırasında polisin olayı gerçek soygun sanarak ateş açması sonucu 2 aktörün hayatını kaybettiği öne sürüldü.

Angolalı yönetmen Radikal Ribeiro, AFP ajansına yaptığı açıklamada, Angola’nın başkenti Luanda’nın bir banliyösünde çekim yapıldığı sırada, polisin sete baskın düzenlediğini söyledi.

Polislerin yakın mesafeden ateş açtığını anlatan Ribeiro, iki aktörün yere düştüğünü ve ölen aktörlerin elinde oyuncak silahların olduğunu söyledi.

Ribeiro, “Lütfen ateş etmeyin, bu bir film” diye bağırıncaya kadar polislerin ateş açmaya devam ettiğini, daha sonra yaralılara yardım etmeden olay yerini terk ettiklerini söyledi.

Angolalı yetkililer, yönetmen Ribeiro’nun bu iddiaları karşısında henüz bir yorumda ya da açıklamada bulunmadı.

Ps: Yanlız dikkat etmenizi istiyorum polislere ne olduğundan veya olmadığından bahsetmiyor nasıl bir ülkeyse artık...