4 Ocak 2008 Cuma

Hurricane - (1999)

Izlediğim filmlerin genelde gerçeklerini yansıtmasını beklerim. Bu yüzden, gerçek hikayelerden alınmış filmleri izlemekten daha çok zevk aldığımı söyleyebilirim. Konun bütünlüğünü sağlanması açısından ve de sebep sonuç ilişkilendirilmesi açısından saçmalıktan uzak olması her zaman hoşuma gitmiştir.

Hurricane, Rubin Carter adında zenci bir orta siklet boks şampiyonunun hayat hikayesini anlatıyor. Haksız yere cinayetten hapse giren Rubin’nin zamanında nasıl ırçılıkla mücadele ettiğini, hakkını nasıl savunduğunu izliyoruz film boyunca. Zor durumda kalan bir insanın nasıl ayakta kalabildiğine şahit oluyoruz. Yıllarca ona karşı, ona inanmayan insanların karşısında doğru bildiği şeyi savunmasını izliyoruz. O ağır şartlar karşısında oturup hayat hikayesini yazdığını insanların onun için şarkılar bestelediğine şahit oluyoruz.

Bob Dylan’nın Hurricane parçası da Rubin için yazılmıştır ve sözleride hayat hikayesini anlatmaktadır.1966 yılından 1988 yılına kadar, 22 yıl boyunca hapis yatmıştır. Sonunda suçsuzluğunu ispatlayıp özgürlüğüne kavuşmuştur.

Azminden dolayı derleme ekibinden biri olarak tebrik ederim.

Hurricane’i filmde Denzel Washington oynamıştır. Tam olarak tarzıdır. Bundan dolayı role tam olarak oturmuştur.

IMDB

Bob Dylan - Hurricane

3 Ocak 2008 Perşembe

Bugün

_______________________________kck için

Bugün,
Kardan adam yaptım
Bozulmuş hayallerimden
İçinde senden kalan latifeler vardı
Kırmızı dudaklar
Maskeli suretler
İçinde benden kalan ütopyalar
Kırık dökük…

Bugün,
Yağmur damlasından
Denizler yaptım
Engin denizler
Bir ucunda sen vardın
Ulaşılamayacak
Bir ucunda ben
Ucube sevdalarla
Elleri buruşuk, gözleri sönük
Bir harabe

Bugün,
Güneşi söndüresiye üfledim
Fırtına kopmuş olmalı ki
Sokaklar bomboştu
Tıpkı şuurum gibi

Aysu Dede

Türk Gibi Başlamak

Türkler garip, manyak, farklı bir kültüre sahip olduklarından gelir ki, tutkuları her zaman ön plandır. Bu yüzden de bir işe başlarkan ki tutkuları her zaman üst düzeydedir. Motivasyon inanılmazdır. Üst düzeydedir, bununla beraberde potansiyellerinin çok üstünde bir performans sergilerler ancak kusurları bunu başardıklarını gördükleri zaman motivasyonlarıda profösyonellikleri artma hızından çok daha yüksek bir hızda düşer. (Her noktada gaza gelebilirler, her şekilde her nokta da hırs yapabilirler) bu sebepten 1 haftalık işi yeri gelir 1 ay da yada 1 haftalık işi yeri gelir 3 günde bitirebilirler.

Mesela spor musabakalarında bunun örnekleri açık bir şekilde görülmektedir. Örnek vermek gerekirse yakında katılacağımız 2008 Avrupa Futbol Şampiyonasını verebiliriz. Elemelerin başında favori takımları yenip liderliğe oturup sonraki saçma sapan maçlarda saçma sapan puanlar verdik neden çünkü başta hırs yaptık bize 6 maç ceza verdiler diye, sonrada yattık ooooh bundan sonra sırtımız yere gelmez diye, son 2 maçta çıkış gösterdik ki çıkabildik üst tura. Bu sebepten dolayı Türk gibi başla Ingiliz gibi bitir derler. İşe başla ve olması gerektiği zamanda bitirdir aslında olayın özü. Sözün çıkma noktası da budur.