3 Mart 2008 Pazartesi

Chris Rea - The Road To Hell

Well i'm standing by the river
But the water doesn't flow
It boils with every poison you can think of
And i'm underneath the streetlight
But the light of joy i know
Scared beyond belief way down in the shadows
And the perverted fear of violence
Chokes the smile on every face
And common sense is ringing out the bell
This ain't no technological breakdown
Oh no, this is the road to hell

And all the roads jam up with credit
And there's nothing you can do
It's all just pieces of paper flying away from you
Oh look out world, take a good look
What comes down here
You must learn this lesson fast and learn it well
This ain't no upwardly mobile freeway
Oh no, this is the road
Said this is the road
This is the road to hell

İçelim...

!f Ankara'nın ardından




Bu yılki İstanbul film festivalinin Ankara bölümü 28 Şubat - 2 Mart arasında Cepa AFM sinemalarında yapıldı.Başlamadan önce burada yazamadım çünkü bende tam olarak tarihlerini bilmiyordum.Festivalin en son günü 11 seansında bağımsız isveç sinemasının güzel bir örneğini yakalama fırsatımız oldu.Festivalin Keşif adlı bölümünde gösterilen Darling, isveç gençliğinin materyalist ilişkilerini ve duygusuzluklarını anlatan, İsveç'i çok gerçekçi bir şekilde eleştiren bir film.


Darling

Eva ve Bernhard’ın arkadaşlığı, Eva’nın erkek arkadaşı tarafından terk edilmesiyle ve zengin arkadaşları tarafından gittikçe dışlanmasıyla başlıyor. Kibirli, zengin ve soğuk Eva’nın iyi kalpli, işini kaybetmiş ve yalnız Bernhard ile ilişkisi bir yandan insana ümit veriyor, diğer yandan acı… Johan Kling bu ilk yönetmenlik denemesinde, söz konusu iki karakterin apayrı dünyalarından sert ve akıllı bir film çıkarmış; Eva’nın dünyasının soğuk renkleri ve estetiği, Bernhard’ın daha yavaş, daha sıcak ancak kahverengi renklerle dolu dünyasıyla çarpıcı bir karşıtlık içinde. Canım, keskin tarzından bir an bile ödün vermeyen yönetmenliğinin ve tertemiz oyunculuğunun yanı sıra, yeni binyılın İsveç’ine sert ama gerçekçi bakışı için de alkışlandı. Üst sınıf gençlerin buz gibi ve narsisistik yaşamları ve yaşlı insanların sonsuz yalnızlıkları filmin en sahici yönlerine işaret ediyor. Ancak Canım özünde, yolda bir yerlerde kaybolmuş ruhlara adanmış sade ve kalp kırıcı bir öykü. (www.ifistanbul.com)

Festival 12 bölüme dağılmış.Bunların içinde Keş!f,Sesli Yaşam,Gezegen İnsan bölümleri favorilerim.Bunların dışında seneye kaçırılmayacak bölümler arasında !f kısalar ve atölye çalışmaları var.

2 Mart 2008 Pazar

Mark Knopfler - Kill to Get Crimson

Arkadaşlar eğer konsere gideceksek bu albüm önem taşıyor. Adamın dünya turnesi bu albüm üzerine çünkü. Golden heart veya Shangri La gibi solo albümleri kadar başarılı olan bu albüm gerçekten dinlemeye değer. Ama Mark Knopfler'ın surat ifadesini aklıma getirince albümü dinlerken, sanki böyle bi hayattan bezmiş gibi söylüyor. Bu da sanırım artık o kadar iyiyimki bezsem bile sesim güzel yıllardır ve delicesine güzel gitar çalıyorum, allah kahretsin ne yapsam iyiyim psikolojisi yaratmış amcada :) Herneyse albüme dair fazla yazmayacağım sadece favori şarkılarımı söyliyeyim, alın dinleyin siz yorumunuzu yapın. Favorilerim, scaffolders wife, in the sky ve punish the monkey ... Konserde görüşmek üzere

Buyrun burdan yakın : http://rapidshare.com/files/58597040/bLack_-_by.3rt4n_-_M4rkKn0pfL3r-K6C.xxx
Rar Şİfresi : bLack