21 Ekim 2009 Çarşamba

Nefes - Vatan Sağolsun



Bugünlerde çok popüler olan Nefes filmini geçtiğimiz pazar günü izledim. Filmden sonraki ilk izlenimim beklediğimden iyi olması oldu.
En büyük iki beklentim senaryo ve görsellikti.
Senaryo aslında çok bilindik bir konuyu işliyor ama fazla ayrıntıya kaçmadan ve gerçekten orada yaşanmış olan olayları fazla dağıtmadan çok güzel yansıtıyor.(Bu konuya bir daha deyineceğim)
Görselliğe gelince, bu güne kadar birçok savaş filmi izledim ve çoğu yabancıydı.
Açıkçası ben bu kadar iyi görsellerin kullanılabileceği düşünmüyordum, bazı yerlerde hatalar var elbette ama bu türde ilk kez yapılan bir film için bence çok başarılı olmuş.

Film sonrasında okuduğum ve duyduğum bir iki eleştiri hakkında yorum yapmak istiyorum aslında birazda canım acıdı bu yorumları okurken o yüzden burada yazmak istedim.

- Filmden çıktıktan hemen sonra izleyen insanlar beğendim veya beğenmedim eleştirisinde bulunuyordu haklı olarak. Ancak çoğu (Askerlik yapmamış genç erkekler, bayanlar) ne şimdi bu gibisinden konuşuyorlardı. Ama sonrasında farkettim ki insanlar filmdeki olayların gerçekten olmadığına inandırmışlar kendilerini. Filme annemle gittiğim için annemede sordum nasıldı diye, bana cevabı gerçekten olmuşsa bunlar kötü dedi... bilmiyorum ama derdimi anladınız mı insanlar filmin sadece kurgu olduğuna inanıyor, tamam senaryo oluşumu açısından kurgulanmış yerleri olabilir ama çoğuyaşanmış olaylar... ve bu kafayı değiştirmezsek daha kötüsünüde yakın gelecekte yaşayacağız...

- Okudum yorumların bazılarında,
"Müthiş film"
"Süper"
gibi eleştiri olmayan sadece yazmış olmak için yazılan yorumların yanında

"Bu nasıl aksiyon-macera"
"Oyunculuk çok kötü"
"Film çok sıkıcıydı ilk yarısında çıktım"
"Yok böyle şeyler"
gibi cümleler bulunmaktaydı....
Açıkçası ben ikisinide çok sevmiyorum ama ikinci tip yorumları görünce dedim ne oluyoruz bu kadar mı at gözlüğüyle bakıyor insanlar.

Birinci grupta film çok sıkıcı deyip filmin yarısında çıkan ve sonrasında filmi eleştirenlere sinirleniyorum. Bir filmin tamamını izlemeden eleştiri hakkına sahip olamasın.

İkinci grupta filmi eleştirmek için bahane bulanlar. Oyunculuk çok kötüymüş... :) Tamam oyunculuk müthiş olmaya bilir ama asker dediğinde budur...

Üçüncü ve en kritik grup, bu nasıl film diyenler yani filme daha çok eğlenci amaçlı gidip gördükleri karşısında olmaz böyle şeyler hani nerede aksiyon diye konuşanlar.
Gerçekten doğuda nelerin olduğunu unutan ve görmezden gelenler yani... geleceğimizin çoktan satılmış olduğunun kanıtı olan insanlar.. beyni yıkanmış ve geçmişini hatırlamayan insanlar....


Sonuç olarak; bence gidilmesi gereken, askere gitmiş olanlar için ayrı gidecek olanlar için ayrı duygular içeren bir film.

17 Ekim 2009 Cumartesi

Huzur veren şarkılar no:5

Birileri daha çok huzur daha çok huzur demişti sanırım. Evet bu şarkı aynen Mona Lisa gibi... yani bir dinliyorsunuz feci acı çekiyorsunuz bir dinliyorsunuz huzura eriyorsunuz. Ülkemizin çiçeği burnunda caz solistlerinden Jehan Barbur'u tarif etmek oldukça zor. Bülent Ortaçgil şarkılarının sadeliğini, Göksel'in muhteşem ses rengini alıp ve bunları kendine has muhteşem masum küçük kız sesi ile birleştiren Jehan bizlere "Uyan" isimli ilk albümünde eşsiz bir müzik ziyafeti yaşatıyor. "Öylesine" isimli şarkı da bu albümdeki en minimal duygusal ve huzurlu parçası. Zaten albümünün en kıyısında kanımca. En beğendiğim şarkısı olmasa da albümün en paylaşmak istediğim şarkısı diyebiliriz halet-i ruhiyem sebebiyle :) Velhasıl kelam akabinde ve detayında dinleyin bakalım beğenecek misiniz ?

Jehan Barbur - Öylesine

10 Ekim 2009 Cumartesi

Kınama


Arkadaşlar gerçekten bağ bozuluyor, olayın ruhu zedeleniyor gibi geliyor bana. Hani nooldu "September Mr. Jack's birthday" konsepti ? Her yıl kutluyorduk ? Aranızdan bazılarına sesleniyorum ! Sürekli eve gitmeliyim diyerek olmaz bu işler :) Neyseki 30 Eylülde de olsa bir kadeh içmeyi başardım heheh :) Bundan sonra olmaması dileğiyle sizlere durumun anlamını ve kınadığımı gösteren bu manalı fotoğrafı yolluyorum . Esen kalın.