31 Ocak 2012 Salı

Dava - Franz Kafka

Yasa önünde nöbet tutan bir bekçi vardır. Taşralı bir adam bir gün ona gelip yasaya girme izni ister. Ancak bekçi, o anda izin veremeyeceğini söyler. Adam düşünür ve daha sonra girip giremeyeceğini sorar. 'Belki' der bekçi, 'ama Şimdi olmaz.' Bekçi, her zamanki gibi açık duran kapının önünden çekilir ve adam içeriye bakmak için eğilir. Bunu gören bekçi güler ve şöyle der: 'Madem ki girmeyi bu kadar çok istiyorsun, beni aşarak içeri girmeyi dene bakalım. Ama bil ki ben güçlüyüm. Üstelik bekçilerin en küçüğüyüm. Her bir salonun girişinde gitgide daha güçlü bekçilere rastlayacaksın. Üçüncüsünden itibaren, onların görüntüsüne ben bile katlanamıyorum.' Taşralı adam bunca zorluk çıkacağını beklememiştir. Yasanın herkese her zaman açık olduğunu sanmıştır. Oysa şimdi, bekçiyi daha iyi inceledikçe, onun kürkünü, kocaman sivri burnunu ve uzun, seyrek ve Tatar tarzı kara sakalını gördükçe, girmesine izin verilinceye dek beklemeye karar verir. Bekçi ona bir iskemle verip kapının yanına oturtur. Adam günlerce, yıllarca oturur. İçeri girme iznini koparabilmek için girişimlerini sürdürür ve yalvarışlarıyla bekçiyi yorar. Bekçi arada bir onu küçük sorgulamalara tabi tutar, köyü ve daha bir sürü konu hakkında sorular sorar, ama bunlar büyük toprak ağalarının sorduğu türden suya sabuna dokunmayan sorulardan ibarettir ve her sorgunun sonunda, içeri girmesine izin veremeyeceğini söyler. Yolculuk için yanında çeşitli malzemeler bulunduran adam, çok değerli olsalar da, bekçiye rüşvet vermek için hepsini kullanır. Bekçi her şeyi alır, ama bir yandan da, 'Sırf bir şeyleri ihmal ettiğini sanmayasın diye kabul ediyorum' der. Adam, yıllar boyu beklerken sürekli olarak bekçiyi inceler. Diğer nöbetçileri unutur, onun Yasa'ya girmesine izin vermeyen ilk ve tek kişi olduğunu düşünür. İlk yıllarda, talihin zalimliğine yüksek sesle lanetler okur. Sonraları, yaşlandıkça, homurdanmakla yetinir. Çocuklaşır ve bekçiyi incelediği uzun yıllar boyunca, sonunda kürkünün yakasındaki bitleri bile tanıdığı için, onlardan bekçiyi yumuşatmasına yardımcı olmalarını rica eder. Sonunda gözleri zayıf görmeye başlar ve etraf gerçekten karanlık mı, yoksa gözleri mi onu yanıltıyor, bilemez hale gelir. Şimdi de, karanlığın içinden, durmadan parlayan bir ışık seçmektedir. Artık ölüme yaklaşmıştır. Ölmeden önce, beyninde toplanan tüm anıları, bekçiye henüz sormadığı bir soruya dönüşür. Kaskatı kesilen bedenini doğrultamadığı için de, bekçiye yanına gelmesi için bir işaret yapar. Bekçi üzerine iyice eğilmek zorunda kalır, çünkü aralarındaki boy farkı alabildiğine değişmiştir. 'Daha ne öğrenmek istiyorsun? Bir türlü doymak bilmiyorsun' der. 'Herkes yasayı öğrenmek istediği halde, nasıl oluyor da uzun süredir benden başka hiç kimse içeri girmek istemedi?' Bekçi adamın hayata veda etmek üzere olduğunu görür ve kaybolan işitme duyusuna ulaşabilmek için kulağına gürler: 'Bu kapıdan girme hakkı yalnız sana tanınmıştı, bu giriş sırf senin için yapılmıştı. Ben artık gidiyorum, kapıyı da kapatıyorum.’
Kitabın sonlarına doğru olan bu hikayeyi paylaşmak istedim. Bu öyküden sonra iki karakter bu öykü hakkında tartışmaya başlıyorlar. Bakıldığı tarafa göre iki tarafta kendi açısından haklı olabilen bir öykü.
Bu kitapta, yukarıdaki hikayeye benzer bir içeriğe sahip; Joseph K. adlı karakter kendini belli belirsiz bir davanın içinde buluyor. Ancak üstünde yoğun bir yaptırım olmamasına karşın, kendisini baskı altında hissetmeye başlıyor. Bu davadan kurtulmak için kendini farklı farklı yollara adıyor. Sıradan bir adam olmasına, hayattan zevk almasına karşın bir noktadan sonra yaşamı çekilmez bir hal alıyor.

21 Ocak 2012 Cumartesi

NAMM NAMM NAMM 2012

Dünyanın en büyük müzik fuarı!! Yılda iki kez oluyormuş..Buna gidemedik belki sonbahara gideriz?

http://www.namm.org/ bu amcaların linki!

buna çok güvenmedim.. buradan http://www.premierguitar.com/ gelişmeleri takip edin.. Hatta şu hatun şu an orada isteyin bir şeyler sizin için dener belki ...(hatun = http://www.facebook.com/rebeccadirks.pg)

5 Ocak 2012 Perşembe

Araba kullanırken dinlenesi şarkılar...


Hepinize selam olsun, bu yazının amacı sizin de katılımınız ile araba kullanırken dinlemekten en çok zevk alacağımız şarkıları belirlemek. yazıya yapacağınız yorumlar doğrultusunda yazıyı editleyip bir derleme listesi oluşturmayı planlamaktayım. Şimdi Top Gear adındaki ingilterede yayınlanan program mesaj ve internet oylarıyla "best driving songs" adı altında bir anket düzenledi. bu anket sonucu 5 adet şarkı belirlediler. ve 07 ağustos 2005 te yayınlanan bölümde de yine oylamalar sonucu bu 5 şarkıyı sıraladılar. Sizlere sadece bir fikir vermesi açısından onların listesini paylaşıyorum;

5 - deep purple _ highway star
4- steppenwolf _ born to be wild
3- meat loaf _ bat out of hell
2- golden earring _ radar love
1- queen _ don't stop me now

Evet gençler ve genç kalanlar BBC topgear programının listesi böyle sıralanıyor. Peki siz ne dinlemek istersiniz. Şöyle araba kullanmaktan zevk vericek. Gaza biraz daha basmanız konuzunda kulağınızda ısrar edicek şarkı hangisi yada hangileri olur?

Chris Rea - Road To Hell diyerek ilk oyu vereyim :)
Manowar - Wheels Of Fire..


Robert Plant - Big Log



MSG- Anytime


Zeki Müren - Seviyorum işte var mı diyeceğin ?



Bbm - can't fool the blues