6 Temmuz 2010 Salı

2010 Türkiye Konser Çılgınlığı


Bir gün ekşi sözlükteki gibi bir başlık açacağımı biliyordum konserler adına. Ve işte oldu. Gerçekten çılgınlık düzeyine ulaştı. Siz meraklı (!) DERLEME okurları için tümünü takip ediyorum. Geçmiş ve gelecek olan tarihlere ve kısa detaylara bir göz atalım, daha sonra da konser konser fotoğraflar ve yorumlar ile donatalım. hayde...

Yazın gelişiyle 13 Haziran günü Eric Clapton ve Steve Winwood Kuruçeşme arenaya teşrif ettiler, biletler 100 lira idi ve konser tam anlamıyla bir izdihamdı. 16,000 bilet satıldığı yönünde resmi olmayan bir bilgi var.

Tam iki gün sonra 15 Haziran salı günü dünyaca ünlü elektronik müzik virtüözü Jean Michel Jarre tarihte ilk defa İstanbuldaydı. Kuruçeşme arenada gerçekleşen muazzam görsel ve işitsel şova ilgi büyüktü diyemeyeceğim. Fakat JMJ kendi ile bizi de eğlendirmeyi başardı.

İki hafta sonra yerler ayarlandı, biletler hazırlandı ve Türkiyede tüm yıl boyunca konuşulmuş olan Sonisphere için yola çıktık. Üç gün süren festivalde dev isimler sahne aldı. Bunlar sırasıyla Alice In Chains, Rammstein, Manowar, Accept, Anthrax, Megadeth, Slayer ve Metallica idi.

Yarın yani 6 Temmuz salı günü Ankara ODTÜ Vişnelikte Pink Martini konseri gerçekleşecek. Son albümleri Splendor In The Grass turnesi kapsamında bizlere Contemporary Rock ve R&B türünü icra edecekler.

6 ve 7 temmuzda İstanbul Jaz Center diye bir mekanda jazz'ın garip gitaristi Mike Stern grubu ile birlikte olacak. Bilet fiyatları bi garip. Biletix sapıtmış kategorisiz enteresan cümleler yazmışlar. Stern beraberinde Dave Weckl'ı ise davulcu olarak getirecektir, meraklılara duyurulur.

Yine 7 Temmuzda pek te sevmediğim Eros Ramazotti (babamın değimiyle Aşık Ramazan) Kuruçeşmede sahne alacak.

Bizleri film müzikleriyle etkileyip bunalıma ve iç dünyamıza sürükleyen Yann Tiersen 11 Temmuz günü İstanbulda olacak. Ha hangileri derseniz filmler için : Amelie ve Goodbye Lenin. tabiki fazlası adamın çok sayıdaki albümlerinde mevcut.

13 Temmuz günü ise Trip hop denilen türü yarattıkları iddia edilen ünlü Teardrop parçası beynimize kazınan Massive Attack Kuruçeşme arenada olacak.

15 Temmuz Perşembe günü efsane isim Tonny Bennett (evet hala hayatta) Kerem Görsev Trio ile Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosunda bir konser verecek. İzleyecek olan olursa kesinlikle anılarını dinlemek isterim.

17 Temmuz günü dans ve elektronik müziğin meşhur ikilisi Faithless, Maçka küçükçiftlik parkta sahne alacak. Ön grup olarak gayet isabetli olarak Bedük seçilmiş. Biletler 80 ve 180 lira.

19 Temmuzda Cemil Topuzlu'da Seal sahne alacak. Bu adamı da kim dinliyor hala bilmiyorum. Vardır seveni elbet.

23 Temmüz Cuma günü Çeşmede ve ondan bir gün önce İstanbulda 7 yıl aradan sonra Cranberries izleme şansımız olacak. Çeşmedeki konser için normal kategoriden bilet almış bulunmaktayım. Beklerim efendim.

Şimdi burda yerli grup ve müzisyenleri de eklersek listeye sonu gelmez. Fakat dikkatimi çeken ve kaçırılmaması gerek bir tanesi var ki o da .... sıkı durun... İlhan İrem. Evet sanatçı yine uzun bir aradan sonra 1 Ağustos günü Kuruçeşmede biz sevenleri ile buluşacak. ben giderim arkadaş ! 2006dan beri bekliyorum anasını satayım.

Daha sonra 14 Ağustosta yine İstanbulda Oi Va Voi konseri olacak. Kışın Ankarada izlediğimden dolayı gitmeyi düşünmemekteyim.

U2 izleyeceğiz ! detaya gerek yok.

Ozzy Osbourne son çıkardığı Scream isimli güzel albüm ile 30 Eylül günü bizlerle olacak. Daha öncede dediğim gibi, Ozzy yarasa cennetini boylamadan onu kaçırmamak gerek !

Aslında çok kısa süre sonra 2 Ekimde Scorpions sahne alacak yine İstanbulda. Grup bu yılın şubat ayında turneleri bitince dağılacaklarını açıkladığından son bir kez görmek gerekir kanımca.


Yani bildiğim kadarıyla hani bu kadar ama illaki gözümden kaçmış vardır bir iki tane daha. Onları da duyanlar not ediversin altına yazımızın. Sevgiler.

1 Temmuz 2010 Perşembe

Bizim Orda Bir Tabir Vardır Yalan Olmak Diye !

Evet sevgili blog sakinleri. Hakikaten de sakin sakin durmuşsunuz. Aferim size. Şimdi gelelim benim nispetlerle başladığım tatilime;

Az zamanda çok ve büyük şeyler öğrendim. bunları madde madde sıralamaya çalışağım
1) birşeyin nispetini yapacaksan önce nispeti yapılacak şeyi yapmaya başla ondan sonra nispetini yap. Tatilin başlamadan tatilinin nispetini yapmaya başlarsan heleki bizimki gibi nazarı kuvvetli bir blog a mesaj atarsan o tatil hiç te beklediğin gibi geçmiyor.
2) yıllardır ara ara aklıma gelip mırıldandığım bir arabesk şarkının sözlerini yalnış söylediğimi öğrenip doğru sözlerin anlamsızlaştığını fark ettim ve şarkıya olan ilgimi kaybettim sanırım hehe eskiden de çok bi ilgim olduğu söylenemez şarkının tamamını bilmiyorum sanırım. yıllarca müge arkadaşımızın yanında "dedem haklıymış meğer..." diye ısrarla mırıldanmama rağmen beni düzeltmediği için yıllardır yalnış bildiğim şarkının doğrusu bir rivayete göre "nede haklıymış meğer.." olucakmış (;> Dedemde haklı bir adamdı rahmetli.
3) Bir otobüs yolculuğunun kötü geçeceği varsa kötü geçiyor, ne kadar hazırlıklı olduğunuzun bir önemi yok.

Şimdi gelelim benim tatile; Yola çıkmadan önce ipod uma video çevirip atmada bir sorun yaşadım. Eski çevirici programımı format attıktan sonra bilgisayarıma yüklemediğimi fart ettim.neyse başka program buldum o da işlemcilerimi süper ısıttığı için laptop dayanamayıp ikide bir kendini kapatıyordu.
Birşeylerin ters gideceğini o zaman anlamalıydım aslında.topu topu 40 ar dakikadan 3 dizi bölümü atabilmiştim ipod a. 9 buçuk saat kadar sürmesini beklediğim yol o 3 dizi bölümüyle geçmezdi. Bende gittim bir seyahat firmasınıın suit tabir edilen tekli koltuklarından buldum ve yeni otobüslerde moda olduğu üzere her koltuğa bir ekran kampanyasından da yararlanarak usb den ipod umu bağlar ve convert etmeden izlerim dizimi dedim. 2 sezon kopyaladım.
İşte şimdi 9 saatlik yolculuğa hazırdım. sonra gene birşeylerin ters gittiğini fark edip yanıma bir de kitap alayım nolur nolmaz dedim. en kalınından kitabımı da aldım. Ve yolculuk başladı. ilk yaşadığım hayal kırıklığı benim koltuğumdaki ekranın usb girişinin çalışmıyor olduğunu görünce oldu. Neyse dedim tv izlemeyen bir adam olarak dünya kupası maçına bakarım ve bütün kanallar gösterirken sadece trt1 göstermiyordu ve gene benim oturduğum koltuğun ekranında durum böyleydi.başka izleyenler vardı çünkü hemde baya net izliyorlardı. Eh dedim o zaman kitap okuyayım 1 saat kadar sonra benim keyifli keyifli kitap okuduğumu farketmiş olucak ki şöför bütün otobüsteki okuma ışıklarını kapattı. ve bende 3 dizi bölümüne kaldım. ardından daha önce izlemediğim bir film olduğunu farkettim ipod ta onu izledim. genede sıkıcı bir yolculuktu.

Yazı şimdiden uzamaya başlamış. Neyse kısa keselim aralıklı yağan sağnak yağmurlar, dünya kupası maçlarını doğru dürüst izleyememem, muhasebe programı araştırıp bu programın satıcılarıyla bir hafta boyunca pazarlık etmem sonucunda sabahları erken kalkmam, dinlenememem, Diyetime en rahat uyacağım yer olduğunu düşündüğüm ananemin yanında diyetimi gerçekleştirememem, ve daha bir çok hayal kırıklığı ile ki en büyüğü izmire hiç gidememem oldu sanırım. tüm bunlarla beraber isyan edip ankaraya geri döndüm.

Ankaradayım evimdeyim, şimdi kendime sıçak bir süt hazırlayıp sonrada bir duş alıcam. Merak etmeyin dersimi aldım bu sefer nispet olsun diye söylemiyorum, acınası halimi bilin diye söylüyorum (;>

Sonuç olarak bizim oralarda yalan olmak diye bir laf vardır. İşte benim bu senelik iznimede aynen o oldu. Benim izin yalan oldu anlayacağınız. Kalınız sağlıcakla.

19 Haziran 2010 Cumartesi

İzin Başlıyor . . .


Veeeee işte bir sene boyunca işe gidip geldikten sonra bu gün itibari ile 2 haftalık yıllık iznime ayrılmış bulunmaktayım. yandaki resimden ne kadar mutlu olduğumu görebilirsiniz(;> Tatil e gidemeyecek olsam da işe gitmeyecek olmanın verdiği hafiflik yerleşti bile bünyeye.

Evet tatile gidemiyorum ama Ankara da da durmuyorum. sanırım önce güneymarmara turu yapıcam bu turun içinde erdek bandırma gönen biga çanakkale olası duraklarım. Tüm bu yerleri bir haftaya sığdırıp ordan hop izmire gidicem.. 2 sene kadar önceydi sanırım foçaya giderken uğramıştık özledim, kordonu alsancak ı, denizini vapurunu, kızlarını (;> işte bir hafta kadar da izmirde durabilirsem , ordaki eş dost akraba ziyaretlerinden sonra dönüp geri gelicem.

Bu izin planındaki en büyük değişiklik önce izmire gidip ardından güney marmara turu yapmam olur herhalde. bu izin süresince internet buldukçada uzunca bir süredir post atamadığım pek sevgili bloğumuza post atmayı düşünüyorum.


Son olarak diyete başladım bilmeyenler varsa duyrulur. Enerji verici ne varsa var benim diyetimde . bal pekmez ceviz çukulata, gözüm dönnmüş bi şekilde dolanıyorum ortalıkta resmen. Bu iznimde bu kadar uzun yol yapmayı göze almış olmamın bir nedeni de bu diyet olabilir.

Pek çok insanın yaptığı gibi kilo verme diyeti değil tabiki benimkisi, kilo alma diyeti. Aman ondan kolay ne var demeyin bir aydır deli gibi yiyorum topu topu aldığım kilo miktarı 2 yi yeni geçti. bu gidişle almayı planladığım 10 kiloyu alıncaya kadar ben, yer yüzünde kıtlık baş gösterecek. Resmen boşuna yiyorum da yemekleri israf ediyorum gibi geliyor bazen.
Şimdilik hepinize saygılar sevgiler, kalınız sağlıcakla .