27 Temmuz 2010 Salı

The Cranberries Çeşme Alaçatı Seaside Konseri


Tarihler 23 Temmuz Cumayı gösterdiğinde, yine bir dağılan grubun birleşip sevenleriyle buluşması efsanesine tanıklık yapmak için Alaçatı'nın yaklaşık 15km içerisinde deniz kenarındaki Seaside Beach Club'ta idik. Benim gibi otuzlarına yaklaşan ve hatta biraz geçmiş olan insanların ortaokul yıllarında kasetleri eskitircesine parçalarını ezberlediği The Cranberries, yedi yıl sonra tekrar bir araya gelmiş ve bu kez konser vermek için Çeşme'nin dolunayının yanını seçmişti. Tabiki bizde oradaydık ve sesimiz kısılana kadar şarkılara eşlik ettik.

Dolores O'Riordan'ın muhteşem yıllara meydan okuyan bir gram detone olmayan sesi, bizlere Cranberries'in tam bir konser grubu olduğunu gösterdi. Ses düzeni, gitar tonu, klavyenin synth efektleri kısacası tüm grubun performansı harikaydı. Nitekim "Everybody else is doing it, so why cant we" "No Need To Argue" "To The Faithful Departed" ve "Bury The Hatchet" albümlerinin her notasını hatırlayan ben konserde albümleri aratmayacak bir performans gördüm.

Şarkı listesi elimdeydi hemen hemen biliyordum neler çalınacağını, fakat her parçada ayrı ayrı heyecanlanmamı ve ayaklarımın battığı kumlarda zıplamamı engellemedi. Oldukça kalabalık olan Seaside Beach Club, dolunayın denize vurması ve dalgaların ayaklarımıza kadar gelmesi ile bize unutulmaz bir konser deneyimi yaşattı. Gerek 50bin kişiyle stadyum konseri izlemiş olun, gerek oniki saat ayakta yağmurda bir grubu beklemiş olun, gerekse muhteşem sahne ve ışık şovlarıyla bezenmiş bir konser izleyin, inanın bana hiçbiri bu etkiyi yaratmaz.

Gelelim şarkılara. "Wake up and Smell the Coffee" albümünden "Analyse" ile başlayan konser hemen akabinde Dolores'in ertesi gün çocuklarını Disneyland'e götüreceğini ve çocuklar için yazdığını belirttiği Animal Instinct ile bizi gençliğimize götürdü. Linger olsun, Just My Imagination olsun bize hayatın anlamını sorgulatmaya yetti. Ode To My Family'de hüzünlenelim derken Salvation ile bir anda binlerce kişinin bağırdığını gördük. Hemen ardından ilk hit olan Ridiculous Thoughts geldi capcanlı.

Parça bitince kısa bir sessizlik oldu, insanlar kendi aralarında fısırdaşırken sönmüş olan sahne ışıkları Dolores'in beyaz akustiği ile arkasını dönmesi ile yandı ve o herkesin beklediği an geldi. Zombie !

Konserde görülmeye değer olan deniz, kum, mehtap veya Dolores'in arzı endamı dışında, ellerinde fotoğraf makinesi cep telefonu ve kayıt yapabilecek birşey olanların Zombie başladığında oluşturduğu ışık şovuydu kanımca. Tüm insanların yıllardır bunu canlı dinlemek istediğini anlamış olacakki grup gerçek bir heyecanla çaldı parçayı. Ve bis...

Eğer bir şarkı seçmem gerekirse Cranberries'ten beni darmadağın duygulara sürüklemesi gereken, bu kesinlikle "Shattered" olurdu. Öylesine harikaydı ki sesi bunu söylerken kısa bir süre kendime gelemedim diyebilirim. "Put Me down" ve "Still Can't" şarkılarını usulca dinledikten sonra bir anda giren "Promises" beni tam anlamıyla çıldırttı ve kumları savurarak zıpladım. Zıpladım zıpladım zıpladım hiç durmadım taa ki son parça "Dreams" başlayana kadar. Dreams yine bize bir hayat dersi verdi ve Dolores "Hayatta gerçekleştiremeyeceğiniz şeyler için üzülmeyin arkadaşlar" dedi ve gitti.

Evet gözlerimizin önünden The Cranberries geçti ve biz gözlerimizi tekrar onlar sahneye çıkana kadar kapadık. Biz erdik muradımıza, kaçıranlar üzülsün bahtlarına.

5 yorum:

happy owl ironic dedi ki...

vayy demek istiyorum. duygusal açıdan dopdolu olduğum şu sıralarda çeşme kumsan dolunay falan demişsin daha nooluyo diemeden cranberries konser canlı kalabalık demişsin, üstüne üstlük ayaklarımıza dalgalar vururken demişsin ( ayağını deniz suyuna bu yaz değdiremememiş birisine hiç denirmi bu . . .) bi de utanmadan Just My Imagination, Ode To My Family, Zombie demişsin. Nası nözendim nası özendim şu iş yeri ortamında okuyunca, bi ara görüşünce birde senin ağzından dinlerim. iyikide gitmişsin (;>

figment dedi ki...

süper anlatmışsın konseri. epey etkilediği belli, nasıl etkilemez ki.. özellikle dalga kısmı beni de vurdu .))

desertrose dedi ki...

ay evet süpermiş pek bi değişik pek bi romantik ortam olmuş, kendimi orda hayal ettim ve hemen youtube da baktım da daha video yüklememişler, okurken insanın içi gidiyor ama arkadaşlar üzülmeyin imrenmeyin konserden sonra naptılar acaba ıslak kumda durmak, buruşmuş ayaklarla konserden çıkmak :) belki motorlar bozulmuştur hehe

Fücur dedi ki...

Yani arkadaşlar oradayken bile bu anı kesinlikle yazmalıyım diye düşündüm. Çünkü fotoğraflar hakkaten pek bi fikir vermiyor. Yalnız az kaptırmışım galiba :) konseri denizin ortasında izledik gibi anlatmışım. Konser kumsaldaydı doğru ama şarkıları dinlerken dalgalar yanımızdaydı, sonradan bittikten sonra biz su ile muhatap olduk :) zaten kısa süren çılgınlıklardan sonra bodyguardlar sarhoşları topladı. Biz ayrılırken şezlonglara yerleştiriliyordu herkes :)

Ayrıca ekşi sözlükten desertrose arkadaşım için şöyle birşey var ;
http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=19791537

Koray dedi ki...

Arkadaşlar maalesef hafıza kartım dolduğundan sadece Konser başlangıcının 43 saniyelik kısmını çekebildim.Daha sonra heyecandan hafıza kartını boşaltmak aklıma gelmediğinden böyle bıraktım.Buyrun size görkemli bir başlangıç:
http://www.youtube.com/user/Korayerdem18