30 Mayıs 2008 Cuma

Yanlış Anlaşılmak

Bence Türk dili yüzyıllardır var olmasına rağmen, yeterli seviyeye erişemedi. Kendimizi ifade ederken kullandığımız kelime seçimlerini ne kadar irdelersek irdeleyelim genede karşı tarafa kendimizi ifade etmekte zorlanıyoruz. Genellikle de başarılı olamayoruz. Gerçi Figment arkadaşımızın bundan 1 yıl kadar önce derleme ailesinin özlü sözlerine eklediği bir cümlecik vardı, neydi o; "Düşündüğünüz, Söylemek istediğiniz, Söylediğinizi sandığınız, Söylediğiniz... Karşınızdakinin duymak istediği, Duyduğu, Anlamak istediği, Anladığını sandığı, Anladığı..” sözünden çıkan sonuç sorunun çokta kullandığımız veya kullanılan dilden kaynaklanmadığını gösteriyor ama bu sözden yola çıkarak;

Az konuşanların yanlış anlaşılmamayı garantilemek adına az risk aldıklarını, çok konuşanlarınsa çok daha fazla risk aldığını kabul etmiş oluruz. Bu nokta da çok konuşan arkadaşlar ağızlarından çıkan yığınla kelimeler ile, insanları kırma niyetinde olmamalarına rağmen kırarlar. Konuyu dağıtıp, söylemek istediklerinde uzaklaşırlar. Buda çok farklı konulardan bahsetmelerinin kapısını açar, sonuç olarak bahsetmemeleri, bahsetmelerinin yanlış olduğu konulardan bahsederler.

Az konuşan arkadaşlarında ağızlarından az kelime çıktığı için daha sevilen insanlar olduğu düşünülür. Risk almayan insanların kaybetme korkusu olduğundan yola çıkarak aslında onlarında korkar olduğu sonucuna bağlayabiliriz. Çok konuşan insanların ise cesaretli olduklarını düşünebiliriz.

Şimdi iki tarafında fazlasının zararlı olduğunu düşünürsek, yerinde ve kıvamında gerçekleşen bir konuşmalar her zaman için tasvip edilir. Konuşmayan daha fazla konuşması gerektiğini, çok konuşanda daha az konuşmasını idrak ettiği günler gelir. Umarım...

13 yorum:

Farmerfam dedi ki...

Isyanin esigindesin yine anladıgım kadarıyla

ben cok konusuyorum, bununla bir sorunun mu var dostum, ha?

Fücur dedi ki...

çok hiddetli bir alınganlık içerisindeyim yazından mütevellit Arda arkadaşım ! Evet çok konuşuyorum, konuşuyorum çünkü bunalıyorum... insanların birşeyler anlamasını istiyorum fakat üzülerek söylüyorumki HAKLISIN. Çünkü daha az konuşsam başıma daha az kötü durum gelecek, bunu biliyorum. Fakat sana katılmadığım nokta cesaret meselesi. Cesaretli olduğumu düşünmüyorum ama açık sözlü olduğumu biliyorum, insanlar öyle diyorlar. Son olarak bu yazıya eklemek istediğim konu ise "Herkes" "Yalnız" "Yanlış" "Eğlence" "Şarj" kelimelerini lütfen doğru yazalım ve söyleyelim... ve "genede" yerine "yinede" kullanalım ! sevgiler.

happy owl ironic dedi ki...

benim yazıda katılmadığım bir kısım var ki; o da şudur ya fücür nasıl kasıldım bak cümleyi kurarken senin ciddi yorumunun altında imla hatası içeren bir yorum olmasın benim yorumum die amaaan hehe abi ben ce çok konuşan için şöyle bir durumdan da söz edilebilir çok konuştuğu için cümle kurma açısından kafasındakini dile dökme açısından daha çok antraman yapıyordur yani daha başarılı bir konuşmacı olması olasılığı vardır die düşünüyorum. ancak söz gümüşse sukut her zaman altındır (;>

Deniz Akçadoğan dedi ki...

Bence çok konuşmak ayrı, çok yazmak apayrı. Ha ''konuşma'' üslubunda yazıyorsanız o daha da ayrı. :)

deserthawk dedi ki...

Yazmak ve konuşmak bence iki ayrı noktadadır. Konuşurken, insan ağzından çıkan sözcükler hakkında pek fikri olmaz. Kurduğu cümleleri, kendisine dinlettiğin zaman kendisi bile şaşırabilir(istisnalar her zaman vardır). Ama yazarken işler biraz daha farklı. Çünkü ne kadar, ama ne kadar heyecanlı yazarsan yaz, sen ne demek istediğini biliyorsundur. Bu noktada yanlış anlaşılmamak adına yazdığın yazıyı dönüp okuma şansın var(insanlar okumadan önce). Böylece kendini ifade ederken en azından ben elimden geleni sarf ettim deme şansın var bence. Bu durumda yanlış anlaşılma durumu bir nebze daha düşer. Yani karşı taraf yanlış anlamaya adamış ise kendini zaten yanlış anlar, en doğru kelimeler olsa bile. Ama kendini yanlış ifade etmek yada anlatamamak yazı yazmayı bilmemekten yada çok pratik yapmamaktan kaynaklanabilir. Herkes uzun yazı yazabilecek diye bir kural yok ama kendini tekrar eden yazılarda okumayı güçleştiren yazılar olma yolunda ilerlerler. Yada düşük cümleler okumayı zorlaştırır. Böylece hem okunmamış hem de her şeye rağmen gözünü karartıp okuyan okuyucu tarafından yanlış anlaşılıp, okuyucuyu kendinden uzaklaştırmış olursun. Sonuç olarak çok konuşmak ile çok yazmayı ben kendi adıma asla aynı kefeye koymam. Nasıl elma ile armudu aynı teraziye koymadığım gibi.

Deniz Akçadoğan dedi ki...

Haklısın evet. Ancak bu sözlerin bana yönelik olup olmadığı hakkında kesin bir yargıya varırsam cevap vermem hem daha kolay bir hal alacak hem de ortadaki -şayet var ise- ''yanlış anlaşılma''yı kaldıracaktır... Gereksiz yere alınganlık göstermek istemem ama yazdıklarımla ilgili bir eleştirin ya da sıkıntın varsa bunu imasız dile getirmeni dilerim. :)

deserthawk dedi ki...

açıkcası bu yazının seninle herhangi uzaktan yada yakından bir ilişkisi olmadığınıyla başlamak istiyorum. ancak sen uzun yazmaktan bahsedince elimde değil birşeyler yazma ihtiyacı hissettim öncelikle kendi kendi fikrim olduğunu belirterek nacizane eleştirime belirteyim. ilk öncelikle yazıların çok uzun ama bununla ilk etapta çok önemli değil ama yazılarını okumakta zorlanıyorum, çünkü cümlelerin çok karışık geliyor, itiraf ediyorum cümlelerini anlayamıyorum(belki başka arkadaşlar anlıyordur tamamen benim fikrim) bu sebepten tekrar okuyorum gene anlamıyorum dikkatlice bir daha okuyorum anlamayınca uyuz oluyorum aynı zamanda uzun bir yazı olduğu için(genel olarak) yazı gözümde büyümeye başlıyor. her paragrafın başında daha öncede belirttiğim gibi diyerek kendini tekrar ediyormuşun gibi geliyor. Yazılarını okumak istememe, filmleri merak etmeme rağmen bu konularda zorlanıyorum. Belkide anlayamadığım için sanki yazılarını direk yazıp göndermişin gibi düşünüyorum. Sanki yazdıklarına hiç dönüp okumamışın gibi geliyor. Tabi bunlar benim kendi düşüncem değer verirsen sevinirim vermez isende anlayışla karşılarım. Herhangi bir kötü niyetim yok. :)

Deniz Akçadoğan dedi ki...

:)Şahsıma yönetilecek her türlü eleştiriyi ele almaktan geri durmuyorum zira kendisini geliştirmek isteyen birisi için bu bir gereklilik. Sırf bu yüzden-her paragrafın başında ''daha önce de belirttiğim gibi'' sözlerini kullanmış olabilme ihtimalim yüzünden şimdi oturdum buraya koyduğum yazıları bir bir okudum. :) İlk başta korktum zira bu çok ağır bir eleştiriydi hele ki gerçekten de öyleyse benim için büyük eksiklikti. Fakat taramadan geçen yazılarımda sadece 1 kez bu kalıbı kullandığımı gördüm de rahatladım. İstersen bir de sen göz at. :)
İkinci olarak da daha ağır bir suçlama yapmışsın ki tüm samimiyetimle söylüyorum gerçeklikle alakası yok. Yazılarımdaki noktalama işaretlerine bile gösterdiğim itina aşikar iken böyle konuşmana gerçekten üzüldüm. Daha çok da üzerinde böyle bir intiba bıraktığım için üzüldüm. Yazarken defalarca okuyorum ve yazdıktan sonra da bir iki kez okuyorum biraz ara verip. Basit cümleler kurmuyorum, kuramam da. Kurduğum takdirde o uzunluktaki yazıları okumak zevksiz bir hal alır ki sana kötü bir haberim var: Benim daha da uzun yazmam gerekiyor. Üzgünüm. Ancak hatırlatmakta yarar var yazarken son derece ''ciddi''yim ve çalakalem yazmıyorum...

Şimdi merak ettim gerçekten diğerleriniz de deserthawk gibi mi görüyorsunuz yazdıklarımı?

deserthawk dedi ki...

Ben sana ilk bahsettiğin noktada herhangi bir suçlamada bulunduğumu düşünmüyorum, zira yorumda belirttiğim gibi bu benim kendi fikrim ve yazılarını okumakta zorlandığımı söyledim. O sebepten daha önce bahsettiklerini kendini tekrar etmen belki bir defa belki iki defa belkide üç defa benim gözüme ilişmiş olabilir.
İkincisi ise hiç bir şekilde suçlama içerdiğine inanmıyorum tamamen kendi eleştirimdir. Ben sana otur basit cümleler kur deme gibi bir hakkım olmadığı gibi yazılarınada karışma gibi bir hakkım yok. Istersen çok daha uzun yaz istersen üç cümle ile bitir. Benim düşünceme göre önemli olan içeriktir. Mesela sen film yazısı yazıyor isen ben o filmde acaba neden bahsedilmiş veya o filmin konusu ne, izlemek lazım mı gibi düşünceler geliyor. Acaba deniz bu yazıda nasıl bir edebiyatla bu filmi bize anlatıcak gibi bir düşünce gelmiyor. “gene tekrar ediyorum” ben sana herhangi bir suçlamada bulunmadım sadece “daha önce belirttiğim gibi” nacizane eleştirimi yaptım.

Fücur dedi ki...

arkadaşlar dilediğiniz gibi yazın. hiç çekinmeyin eleştirileri de anlayışla karşılayın. Deniz arkadaşım, hayatımda duymadığım filmlere yorum yazman konusunda memnun ve bahtiyarım :) ayrıca ardada eminim bunları izliyordur, ve birçok konuda sana katılıyordur eminim. Bu yüzden kanımca filmlerin yorumları üzerinde tartışsanız çok daha doğru olur. Yoksa nacizane cümlelerinizi "yanlış anlaşılmak" başlıklı yazı altında tüketeceksiniz. Ben isterimki senin film konusunda gösterdiğin performansı müzik dinlemek konusunda da biri göstersede onunla gönlümce tartışabilsem. Arda lafım sana ! yıllarca çanakla, otla, yorum sildirmekle uğraştık. Bundan böyle Deniz arkadaşımız gibi hevesli yazılar üzerine eğilelim takdir edelim... ne dersin ?

Farmerfam dedi ki...

Deniz arkadaşımızın yazdığı çoğu film i bilmesem de yine de bazılarını keyifle okudum denebilir, yine bazılarını da kafam karışarak ve 2-3 kere deneme sonrasında okudum denebilir. Sen devam et Deniz nasılsa alışırız biz bakarsın yorum bile atarız çok alışıp. :D

figment dedi ki...

Açıkcası ben kendi adıma şikayetçi değilim yazılarından.. (blogun teknik bir problemi varmış onu görmüş oldum yazılar sayesinde onu çözmek lazım. neyse o başka bir konu.. )şimdiye kadarki filmlerinin hiçbirini bilmiyorum dolayısıyla filmlerle ilgili bir yorumda bulunamadım o yüzden. Yanlış anlaşılmak başlıklı yazımızın altında yine bazı yanlış anlaşılmalar olmuş sanıyorum.
Benim bildiğim/beğendiğim filmlerle ilgili, yeri gelirse, yorumlarını merakla bekliyorum.

figment from "the others" :D:D

Deniz Akçadoğan dedi ki...

:)

Uzun yazmaktan kastım filmi üzerine daha çok düşünerek izlemek. Yani filmden ne kadar çok şey kaparsan o kadar uzun yazabilirsin. Herhangi bir yazımda kuştan, börtü böcekten bahsettiğimi hatırlamıyorum. :)İllaki açık açık ''Çok güzel bir film, harika, fazlasıyla eğlendim.'' gibi gerekçeler sunmak yerine bunları sebepleriyle açıklayarak vermeye çalıştım. Zaman zaman bir kaç cümlede anlama sıkıntısı yaşamanız normal, o benim hatam biliyorum. Ama teknik olarak bakınca da doğru cümleler, ne yapayım yani. :)Ve deserthawk söylediğin mevzuların hepsine olmasa da çoğuna değiniyorum, filmin iyi olup olmadığını da kendiniz çıkarın artık ne deyim. Fikirlerine saygılı olduğumu hatta o bahsettiğin kelimeleri duyduğumda irkildiğimi bilmeni isterim, ben sadece gerekçelerimi sundum. :)

Neyse o da olmadı filmin altında yazan nota bakarsınız, yeter. :)

Çok yazmayım, yanlış anlaşılırız maazallah... :)